(6762 S. K. m. 3, 21) (3095 S. K. m. 2) (Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname m. 21, 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.11.2000 tarih ve 1998/1157 - 2000/1251 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.06.2001 günde davalı avukatı Necmettin Şen gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalı işletmeye ait trenin kapılarının açık şekilde ani hareketi sonucu müvekkilinin trenden düştüğünü ve sakat kaldığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının biletsiz olarak harekete geçen trene binmek isterken yaralandığını, taraflar arasında taşıma sözleşmesi kurulmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı işletmenin gerekli önlemleri almaması sonucu davacının trenden düşerek yaralanmasına neden olduğu, davalının % 15 işletme kusuru bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekili, davacının 657 sayılı yasa kapsamında kalan memur olduğunu, görevi dışında başka bir işte çalışamayacağını, öte yandan röntgen teknisyeni olması nedeniyle Radyoloji, Radyom ve Elektrik Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'nin 21 nci maddesine göre, röntgen ve radyom ile daimi olarak günde beş saatten fazla çalışılamayacağı, 22 nci maddesinde de bu şekilde çalışanların hastanenin başka işlerinde dahi kullanılamayacağını belirterek, davacının daimi işgöremezlik tazminatının belirlenmesinde sadece memuriyetten elde ettiği gelirinin gözetilmesi gerektiğini savunmuş ve bilirkişi raporuna bu yönde itirazda bulunmuştur.
Mahkemece, davalı vekilinin yukarıda açıklanan savunması ve bilirkişi raporuna yönelik itirazları üzerinde durulup, karar yerinde tartışılması ve varılacak sonuca göre, tazminatın belirlenmesi gerekirken, davacının hem devlet memuriyetinden ve hemde mesaiden sonra bir başka hastanede röntgen teknisyeni olarak çalışarak elde ettiği gelirleri toplamı üzerinden hesaplanan tazminat alacağını içeren 26.04.2000 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması eksik incelemeye dayalı olmakla doğru görülmemiştir.
3- Öte yandan, dava, haksız fiilden doğan tazminat istemine ilişkindir. Olay 18.04.1998 tarihinde meydana geldiğine ve istem haksız fiilden doğduğuna göre, davacı yararına talep gibi olay tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, 18.04.1994 tarihinden itibaren hükmedilmiş olması doğru bulunmamaktadır.
4- Davacının temyizine gelince; Davalı işletme, özel hukuk hükümlerine tabi olup, haksız fiil taşıma sırasında bir başka deyişle ticari işletmesiyle ilgili bir faaliyet sırasında meydana geldiğinden, TTK.nun 3 ncü maddesine göre, davalı yönünden ticari iştir. 3095 sayılı Kanun'un 2/3 ncü maddesi hükmüne göre, ticari işlerde temerrüt faizi arada sözleşme olmasa bile reeskont faizi oranına göre istenebilir. Kaldı ki, somut olayda taraflar arasında taşıma sözleşmesi olup, TTK.nun 21/2 nci maddesine göre, taşıma işi davacı yönünden de ticari iş sayılır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davacı yararına reeskont faizi oranına göre, temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya geldiğinden 100.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy