(6762 S. K. m. 374, 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.12.2000 tarih ve 1997/396-2000/841 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.6.2001 günde davacı avukatı G. A. ile davalı avukatı O. Şeref Bozkurt gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı anonim şirketin nama yazılı pay sahibi ortakları olan müvekkillerinin, davalı şirketin genel kurul toplantısına davet edilmediklerini, bilanço ve gelir-gider tablosunun gönderilmediğini, pay defterinin genel kurulda ibraz edilmediğini, yönetim ve denetim kurullarının ibrası ile sermaye arttırımının usulsüz olduğunu ileri sürerek, yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı şekilde yapılan 13.6.1997 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya süresinde yanıt vermemiş, yargılama aşamasında şirket vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı C.'in payını devrettiğinden dava hakkı bulunmadığı, her ne kadar diğer davacılara çağrı gönderilmemişse de genel kurul toplantısının yasada öngörülen nisapla toplandığı, alınan kararların yeter çoğunlukla kabul edildiği, toplantıya pay defterinde adı yazılı ortakların katıldığı, bilançonun usulsüz olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yönetim kurulu başkanının eş ve çocuğunun yönetim kurulunun ibrasında paydaş sıfatıyla oy kullanma yasağının bulunmasına ilişkin TTK.nun 374. maddesinde bir hüküm bulunmamasına ve davacı ortakların bilançoda bir kısım hesapların gizlendiği konusundaki iddiaların, ortaklar tarafından açılan ve derdest olduğu anlaşılan diğer davalarda tartışılacak olmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000.-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 14.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy