(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.01.2001 tarih ve 2000/390 - 2001/44 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif kurucu ortaklarından olup, bu güne kadar payını hiç kimseye devretmediğini, kuruluştan 31.12.1995 tarihine kadar imzaya yetkili müdür ve 1996 ila 1999 yılları arasında yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını ileri sürerek, müvekkilinin bir pay için kooperatif ortağı olduğunun tespitini talep ve etmiştir.
Davalı kooperatif vekili davaya cevabında, davacının kurucu olup, müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı yaptığı hususlarının doğru olduğunu, ancak davacının hiçbir zaman üye olmayıp, kooperatif menfaatlerinin aksine işlemler yaptığını, hiçbir aidat ödemediğini, genel kurul toplantıları hazirun cetvellerinde adının bulunmadığı, üye kayıt defterinde kaydının geçmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının kooperatifin kurulduğu 1991 yılından 1999 yılına kadar kooperatifin kurucu üyesi, yetkili müdürü ve yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, pek çok karara katılarak imza koyduğu, bazı kooperatif genel kurul toplantılarına katılıp, oy kullandığı, üye olmayan kişinin yönetim kurulu üyesi olarak da seçilmesinin mümkün bulunmadığı, seneler boyu yapılan işlemlere kooperatifin bir itirazının olmadığı, böylece üyeliğin benimsendiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davacının bir hisse için üye olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000. lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 25.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy