(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fatih 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.12.2000 tarih ve 2000/473-975 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olup,geçmiş dönemlere ilişkin 62.250.000TL'yi ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla takibe girişildiğini, ancak yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, itirazın kaldırılmasının süresinde istenmemesi nedeniyle bu alacak davasının açıldığını ileri sürerek, 62.250.000 TL alacak, 279.187.500 TL gecikme faizi'nin dava tarihinden itibaren işleyecek aylık % 10 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu borcu ödemiş olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran davacının dava tarihi itibarıyla asıl alacak ve gecikme faizi olarak davalıdan toplam 341.437.500 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %10 aylık faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, kooperatif aidat alacağının davalı ortaktan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece 15.11.2000 tarihli hukukçu bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bu nedenle mahkemece, davalının aidat borcunun dayanağını teşkil eden genel kurul kararlarının dosyaya celbi ile kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde uzman muhasebe bilirkişisi aracılığı yapılacak inceleme sonucu, davalı borcunun ay ay gösterilmesi suretiyle, oluşan sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
2- Yine, mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacının asıl alacak ve faiz alacağı miktarları ayrı ayrı belirtilmemişse de, bakiye alacağın faizli alacak olduğunun anlaşılmasına nazaran BK'nun 104/son maddesine aykırı biçimde temerrüt faizine, faiz işler mahiyette hüküm tesisi de hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy