(6762 S. K. m. 781, 1139, 1143, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.02.2000 tarih ve 1998/1369 - 2000/130 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı fren kampanası emtiasının Haydarpaşa-Trieste sevki için gemiye yüklenmek üzere davalıya ait araçla taşınırken düşmesi sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 1.528.379.692.- TL. nın davalıdan rucüen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu ihracattaki satış şeklinin CİF olup, emtianın araca yüklenmesi ile hasar ve nef'inin alıcıya geçtiğini, ayrıca hasarın istif ve ambalaj hatasından kaynaklandığını, yükleme sigortalıca yapıldığından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, dava konusu emtianın CİF satış yapıldığı, satışın niteliğine göre, emtianın alıcıya teslim edilmiş olması ile hasarın alıcıya geçtiğinin belirlendiği, bu durumda satıcının davalı taşıyıcıdan zarar bedeli talep edemeyeceği ve halefiyetin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, karar gerekçesi ve onun dayanağını oluşturan bilirkişi kurulu raporunda da, belirtildiği gibi TTK. nun 1139 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan CİF satışta, satıcı satış konusu mallar taşıma yapılacak nakliye aracına usulüne uygun şekilde yükletildikten ve taşıma sırasında oluşacak hasarlar da, alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra, aynı yasanın 1143 ncü maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığı ve bu sebeple de, sigortacının halefiyet hakkının gerçekleşmeyeceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Ancak, dosya incelendiğinde dava dışı alıcı ile dava dışı sigorta ettiren satıcı arasında düzenlenen bir yazılı satış sözleşmesinin bulunmadığı tesbit edilmiştir. Bu durumda satışın niteliğinin tesbiti dosya içerisindeki diğer belgelere göre yapılmalıdır. Dava dışı sigorta ettiren tarafından düzenlenen 10.06.1997 tarihli faturada emtia bedeli CİF toplam değer üzerinden gösterilmiş ve ihracatın vesaik mukabili olduğu açıklanmıştır. Dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasında düzenlenen CMR hamule senedinde ise, satışın niteliği konusunda bir açıklama bulunmamaktadır. Davanın dayanağını oluşturan Nakliyat Sigorta Poliçesi ise, sigortalı satıcı tarafından kendi deposundan alıcı deposuna kadar oluşacak rizikolara karşı teminat sağlamak üzere kendisini menfaattar (sigortalı) olarak göstererek, mal bedeli 79.280.000.-İtalyan Lireti üzerinden sigorta ettirmiştir.
Tüm bu anlatılanlar karşısında, dava konusu olayda TTK. nun 1139 ve takip eden maddelerinde öngörülen CİF satışın tüm koşullarıyla gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılıp, saptanması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy