(6762 S. K. m. 1269, 1270) (1086 S. K. m. 432, 434)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesince verilen 11.12.2000 tarih ve 1999/715 2000/1233 sayılı kararınca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıya kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandırdığı, aracın uğradığı kaza sonucu olduğunu, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçede ....... Bankasının Levent Şubesinin rehinli alacağı olması nedeniyle bu şubeden hasarın davacıya ödenmesi için muvafakat istendiğini, bankanın muvafakat etmemesi nedeniyle ödemenin yapılmadığını, icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından rehinli alacaklı Türkiye İş Bankasının alacağına dayalı icra takibi yapmadığı, soyut yazı ile davalı şirketten talepte bulunmasının, sigortalıya ödeme yapılmamasını gerektirmediği ayrıca, davalının da bankaya ödemede bulunmadığı gibi, tevdi mahalli de tayin ettirmediği, davalının sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 3.220.777.778.-TL üzerinden devamına, ana alacak olan 2.050.000.000.-TL. na takip tarihinden itibaren % 80 oranı geçmemek üzere faiz uygulanmasına, şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 -Dava, kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın uğradığı kaza sonucu sigorta bedelinin davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta poliçesi ve taraf layihaları incelendiğinde, banka kredisi ile aracını satın alan davacı tarafından, kendisinin dain ve mürtehini olan dava dışı Türkiye İş Bankası Levent Şubesinin yararına sigorta ettirildiği anlaşılmaktadır. Dava dışı bankanın TTK. nun 1269 ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270 nci maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan, rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona, ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak kendi menfaati zedelendiği takdirde sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, tazminat isteme hakkına sahip olur. Bu hususlar dikkate alınmadan davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Mahkemece böyle bir durumda, davacılık sıfatının araştırılması bakımından yapılacak iş; davacıya asıl dava ve talep hakkına sahip sigortalı bankadan davaya muvafakat veya icazetleri olduğunu belgelendirmesi için süre verilmeli, bu usulü işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekmektedir.
Açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HUMK.434/2 nci maddesi hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi ise temyiz, harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Davacı vekilinin dilekçesi 20.03.2001 tarihinde hakim tarafından havale edilmekle birlikte, dilekçenin harcı yatırılmadığı gibi temyiz defterine de kaydı yapılmamıştır. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK. 432/4 ncü madde uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının HUMK.432/4 ncü madde gereğince reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 3.240.000.-TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy