(4721 S. K. m. 6) (6762 S. K. m. 1299, 1301) (2918 S. K. m. 24, 98, 99/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Düzce Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.02.2001 tarih ve 1999/398-2001/46 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları 14 .. 423 plakalı aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarpışması sonucu oluşan 432.500.000-lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına 22.04.1999 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, % 75 kusura isabet eden, 324.000.000-liranın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, dava dilekçesinde bildirilen 14 .. 423 aracın poliçesine rastlanmadığını, 14 .. 432 plakalı aracın poliçesinin de kaza tarihini kapsamadığını savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savuma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TTKnun 1301. maddesi uyarınca açılmış rücu davasıdır.Dava dilekçesinde, hasar veren aracın 14 .. 423 plakalı araç olduğu bildirilmiş ise de, trafik kaza tespit tutanağına, trafik kaydına, fotoğraflara, tanık beyanlarına göre bu aracın 14 .. 432 plakalı araç olduğu anlaşıldığından, bildirilen plakanın yanılgıya dayalı olduğunun kabulü gerekir.
Davacı taraf, 5118824 numaralı poliçenin davalı sigorta tarafından düzenlendiğini iddia etmiştir.Davalı sigorta vekilinin yargılama sırasında ibraz ettiği 14 .. 432 plakalı poliçe örnek fotokopisine göre ise başlangıç tarihi 30.06.1999 olup, olay 06.04.1999 tarihinde meydana gelmiştir.Ancak, trafik kazası kaza tespit tutanağında ise hasar veren aracın, aynı numara altında, başlangıç tarihi 07.04.1999 olan poliçe ile davalı sigortaya kayıtlı olduğu yazılıdır.Yargılama sırasında, davacı tarafça ZMSS. poliçesi ibraz edilmemiş olup, dayandıkları poliçenin davalı sigorta tarafından düzenlendiği ve olay tarihini kapsadığı iddiasında bulunulmakla yetinilmiştir.
Mahkemece, ZMSS. poliçesinin başlangıç tarihi noktasında iddia ve savunmada geçen farklılık üzerinde durulmamış, bu yönde bir araştırma yapılmamış ve herhangi bir tartışmada ortaya konmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, MK.nun 6. maddesi uyarınca davacıdan bu yöndeki delilleri sunulup ibraz ettirilmek, gerektiğinde olay tarihi itibariyle aracın maliki olan davalı Recep'ten beyan alınmak, taraflardan dayandıkları poliçelerin asıllarının ibrazı istenilmek, 2918 sayılı KTK.nun 24. maddesi uyarınca ZMSS. poliçesi ibraz edilmeden bir aracın trafiğe tescilinin yapılamayacağı da düşünülerek, gerektiğinde ilgili trafik sicilinden ZMSS. poliçesini düzenleyen şirket tespit edilmek, trafik kaza tespit tutanağındaki açıklamadan yola çıkılarak, gerçekten ZMSS. poliçesini düzenleyen şirketin davalı sigorta şirketi olup olmadığı gerektiğinde bu şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle araştırılmak, poliçenin başlangıç tarihi noktasında çekişme giderilmek, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik inceleme yapılarak, davalı sigorta bakımından da davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan, TTK.nun 1299,2918 sayılı KTK.nun 98/1,99/1.maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartlarının 12.maddesi uyarınca rizikonun,bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta,bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde,davadan önce davalı sigortaya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürmüş olup,davalı sigorta vekili ise temyiz dilekçesinde böyle bir başvuru yapılmadığını öne sürmüştür.Ancak dosya içerisinde başvuruya ilişkin bir belgeye rastlanmamıştır.Bu durumda; mahkemece,başvuruya ve tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenilmek,ibraz edildiğinde tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, ( bu tarih,davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden önceye ait ise davacı sigorta yönüyle sebepsiz zenginleşme meydana gelmemesi bakımından ödeme tarihinden ),başvuru ve tebliği kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer davalılar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin,davalı sigorta bakımından da faizin başlangıcına esas alınması da kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy