(1086 S. K. m. 438) (3095 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 3, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.02.2001 tarih ve 2000/1315 - 2001/204 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait katta davalı tarafından zarar verildiğini ileri sürerek (134.595.210.-) TL zarar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gerek davacı ve gerekse müvekkilinin sermayelerinin tamamının devlete ait olması nedeniyle, konunun tahkim yoluyla çözülmesi gerektiğini, kaldı ki hasarın kendilerince verilmesinin mümkün olmadığı belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran davanın kabulü ile (134.595.288.-) TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, davacı Türk Telekom A.Ş. tacir olup, TTK.nun 8 nci maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği değişikliklerde dikkate alınarak, olayda istem gibi avans oranında temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, gerekçe gösterilmeden yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7 nci maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasında yer alan ...134.595.288.-TL tazminatın 29.12.1999 tarihinden itibaren kelimelerinden sonra gelen yasal faizi sözcüklerinin karardan çıkartılarak yerine, % 80 ve 01.01.2000 tarihinden itibaren % 70 avans oranında temerrüt faiziyle ifadesinin getirilmesine, hükmün düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, 3.240.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy