(5846 S. K. m. 48, 50) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.02.2001 tarih ve 1999/370 - 2001/146 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk adlı kitabını Osmanlıcadan sadeleştirerek yayına hazırladığı, Nutuk adlı kitabın birinci baskısının davalı tarafından yayınlandığını, tashih karşılığı ödenen 60.000.000. TL dışında telif ücreti ödemeyen davalının müvekkilinin izni olmadan 2 nci baskıyı yaptığını ileri sürerek, birleşen dava ile birlikte toplam 4.275.000.000. TL telif ücreti ile 500.000.000. TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eser sahibi olmadığını, dava konusu eserin 5.000 adet basıldığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu işleme eserin sahibinin davacı olduğu, çoğaltma ve yayma hakkının veya kullanma yetkisinin devrine ilişkin FSEK.nun 48 ve 50 nci maddeleri hükümlerine uygun tasarruf işlemine gösterir bir belge olmadığı, bu durumda taraflar arasında şifaen belirtilen tasarruf işlemine konu mali bir hakkın davalı tarafından kullanılmasının söz konusu olamayacağı, davalı eyleminin mali haklara tecavüz niteliğinde olduğu, davacıya düzeltme imkanı da tanımayacak şekilde baskıların piyasaya sunulmasının da manevi haklara tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, toplam 2.622.000.000. TL telif ücreti alacağı ile 500.000.000. TL manevi tazminatın 28.02.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1- Davacı, ilk davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak telif ücretinin tahsilini istemiştir. İşbu dosya ile birleştirilen dava ile de bakiye telif ücreti alacağının tahsilini istemiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde 22.09.2000 günü açılan davada, dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden tensiple birleştirme kararı verilmiştir. Birleştirme kararından sonra da, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Birleşen dava yönünden taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy