(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Abdulbaki Yılmaz ile İhlas Sigorta A.Ş. arasındaki davadan dolayı Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 9.11.2000 gün ve 2000/11023-2001/2277 sayılı kararı onayan/bozan Daire'nin 22.3.2001 gün ve 2000/11023-2001/2277 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın 20.7.1908 günü çalınmasına rağmen davalının 14.500.000.000 lira sigorta tazminatını ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek, bu meblağın olay tarihinden itibaren kredi faiziyle tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık olayının inandırıcı olmadığını, yükün teminat dışı olup, talebin fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek, 10.500.000.000 liranın 2.11.1998 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davalıya sigortalı aracın çalınması üzerine, davalının ödemesi gereken sigorta tazminatının ne olması gerektiği konusunda alınan bilirkişi raporları ile, sigorta eksperlerinin saptadığı değer arasında büyük fark bulunmaktadır. Dairemizin bozma kararında da değinildiği gibi, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin gerçekten uğradığı zararı tazmin yükümlülüğü altındadır. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğince belirlenen kasko değer listesinde, sigortalı aracın risk doğduğu tarihteki kasko değeri hakkında bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle de sigorta eksperleri ile bilirkişiler arasında aracın değer konusundaki farklı belirlemenin giderilmesi amacıyla, aralarında sigortacının da bulunduğu üç kişilik uzman sayılacak donanıma sahip bilirkişi kurulundan rapor alınarak, sonuca varılmak gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile HUMK. 442/3 maddesi uyarınca Dairemizin 2000/11023-2277 sayılı ve 22.3.2001 sayılı bozma ilamı kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün açıklanan şekilde BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 29.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy