(6762 S. K. m. 669, 672, 674, 730/20)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.2.2001 gün ve 2000/1315 - 2001/154 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 26.1.2001 keşide tarihli 4.000.000.000.-TL.lık keşidecisi Ayyıldızlar İnş. A.Ş. olan çeki kaybettiğini ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, TTK. nun 672 ve 674 ncü maddesi gereğince ilanlar yapılmasına rağmen dava konusu edilen çeki ibraz eden olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilahare mahkemeye müracaat eden müdahil, çeki ibraz ederek ödeme yasağının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece çekin iptali hakkında nihai karar verilerek işten el çekildiği gerekçesiyle, müdahilin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, müdahil vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 730/20 nci maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 669 ve devamı maddelerine göre açılan çek zayi nedeniyle iptal davası olup, mahkemece yasada öngörüldüğü şekilde yapılan ilanlara rağmen zayi edildiği öne sürelen çek'in hamili olduğu iddiasıyla üçüncü bir şahsın dava dosyasına müracaat etmemiş olması ve iddianın da inandırıcı bulunmaması nedeniyle çek'in iptaline karar verilmiştir.
Ticari senetlerin zayi nedeniyle iptaline dair verilen karar, davanın hasımsız olarak açılıp, görülmesi nedeniyle maddi hukuk bakımından kesin hüküm sonuçları doğurmaz. Bu itibarla ne senedin keşidecisini ve nede mahkemece yapılan ilana rağmen hamili olduğu ticari senedi her nasılsa dava dosyasına ibraz edememiş olan senet zilyedini bağlamaz.
Ancak, iptal kararı ticari senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldıracağından dolayı, artık zayi nedeniyle iptaline karar verilen senedi elinde bulunduran senet zilyedinin keşideciye müracaat ederek senet bedelinin kendisine ödenmesini istemesi mümkün olmadığı gibi, keşidecinin de iptal kararıyla hükümden düşen senedi ödemekten kaçınması gerekir. Ne var ki, senet zilyedinin senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek, iptal kararın iptali istemi ile dava açıp, zayi nedeniyle verilen iptal kararını ortadan kaldırtıp senede dayalı haklarına kavuşması, bir başka deyişle senede dayanarak ödeme talebinde bulunması mümkün bulunmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşıldığı üzere, mahkemece iptal kararı, verilip dosyadan el çekildikten sonra, sözkonusu çekin hamili olduğu iddiasıyla dosyaya müracaat eden Coşkun D.'in ödeme yasağının kaldırılması yolundaki talebi hakkında mahkemece dosyadan el çekilmiş olduğu gerekçesiyle herhangi bir karar verilmesine mahal olmadığına dair verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gibi, Coşkun D.'in bu aşamada artık ek kararı temyiz etmekte hukuki yararı da bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Coşkun Durgenç vekilinin 26.1.2001 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin REDDİNE, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy