(818 S. K. m. 41, 42, 43) (7201 S. K. m. 21) (1086 S. K. m. 434) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.07.2000 tarih ve 1999/368 - 2000/350 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.10.2001 günde davacı avukatı K. A. ile davalı avukatı B. A. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili firmanın dava dışı Oruçoğlu Tarım Ltd. Şti.ne toplam 407.025 DM bedelle mal mukabili ihraç edilen damızlık düve emtiasının davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, rizikonun gerçekleştiğini, sigortalının sigortadan doğan tüm haklarını müvekkiline temlik ettiğini, temliknameye dayalı olarak açtıkları dava sonunda tahsil ettikleri 11.949.315.000.-TL.nın 61.000 DM.na tekabül ettiğini, oysa tazmini gereken mal bedelinin 407.025 DM ve oluşan faizin de, 193.700 DM olup, kur farkı nedeniyle oluşan zararlarının 540.000 DM olduğunu ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçelerinin TL üzerinden düzenlendiğini, daha önce açılan davalarda da, TL üzerinden hüküm kurulduğunu bu nedenle, kur farkından doğan munzam zarar istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalının sigorta bedelini ödemede temerrüde düştüğü, geç ödeme nedeniyle davacının faiziyle karşılanamayan zararının oluştuğu, davalının zararın oluşmasında kusursuzluğunu kanıtlayamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin mal sigortaları sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda munzam zararın, sigorta sözleşmesi gereği ödenmesi gereken tazminatın sigortalıya ödendiği tarihteki sigortalı mal değeri ile, fiilen tahsil edilen miktar arasındaki farktan oluşacağının benimsendiği, sigortalı damızlık düvelerin değerinin 407.025 DM olduğu 28.01.1999 olan ödeme tarihindeki kur üzerinden 78.358.417.875.-TL olup, davacının eline geçen 12.420.615.000.-TL olduğundan aradaki 65.973.802.875.-TL.nın davacının munzam zararını oluşturduğu gerekçesiyle, (65.973.822.875.-) TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece, 11.05.2000 tarihli ek kararla, davacı vekiline 7 günlük kesin süre içerisinde 2.963.961.129.-TL temyiz harcını ikmal etmesi aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra tebliğ edilmesine karşın bu süreye uyulmadığı gerekçesiyle, HUMK.nun 434/3 ncü maddesi uyarınca, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
1- Davacı vekiline, HUMK.nun 434/3 ncü maddesi uyarınca 14.04.2001 tarihinde tebliğ edilen muhtıranın Tebligat Kanunu'nun 21 nci ve Tebligat Tüzüğü'nün 28 nci maddelerine uygun olarak tebliğ edilmediği tesbit edilmiştir. Öte yandan, kanun yoluna başvurma halinde nispi harca bağlı kararlarda mahkemece karar verilen nispi ilam harcının 1/4'ü peşin alınır. Somut olayda red edilen kısım üzerinden nispi harcın 1/4'ü olan 716.208.750.-TL harcın yatırılmasının istenmesi gerekirken, kabul edilen kısım üzerinden ilam harcının tamamı olan 2.963.961.129.-TL.nın yatırılmasının istenmesi doğru görülmediğinden, 11.05.2001 tarihli kararın davacı vekilince temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin esasa ilişkin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen her iki taraf vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davacı vekilince temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin kararın bozularak kaldırılmasına, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, her iki taraf vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, taraflar yararına takdir edilen 100.000.000.-'ar TL duruşma vekillik ücretinin her birinden alınıp yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 593.432.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 3.240.000.-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy