(2004 S. K. m. 145)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eyüp Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.03.2001 tarih ve 2000/133 - 2001/189 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın 24.03.1999 tarihinde noterde düzenlenen resmi evrak ile taşıt kredisi kullanan müvekkili şirketin borcunu tamamen ödediğinden bahisle araç üzerindeki rehinin kaldırılmasına muvafakat ederek ibra verdiğini, bu belge ile terkin için gidildiğinde davalı bankanın rehinin sehven kaldırıldığına ilişkin yazısı ile karşılaşıldığını, rehinin bankaca kaldırılmasından sonra yeni konulan rehinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, araç üzerindeki rehinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, noter ibranamesinin davacı tarafından araç kredisi borcuna karşılık verilen çeke istinaden yapıldığını, ancak çekin karşılıksız çıktığını, davacının borcunu ödemediğini, bu nedenle araç üzerinde rehinin devam ettiğinin Trafik Şube Müdürlüğüne bildirildiğini, davacının rehinin kaldırıldığı yazısını dolandırıcılık kastı ile aldığını, kredi borcunun halen devam ettiğini, davacı hakkında icra takibi başlatmış olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının davalıdan taşıt kredisi aldığı, taşıtın üzerine rehin konulduğu, davacının trafikte işlem yapabilmek için davalı bankaya çek vererek borcun ödendiğine dair ibra belgesi aldığı, ancak davacının kredi borcunu ve verdiği çek bedelini ödemediği, bunun üzerine davalı banka tarafından yeniden rehin konulması amacıyla yazı yazıldığı, davalı bankanın davacıya verdiği ibranın tamamen iyiniyetli olarak çek karşılığında verilen bir yazı olduğu, borcun da ödenmiş olduğu ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 3.240.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 26.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy