(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.04.2001 tarih ve 1998/959-2001/431 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından işletilen banliyö treninde yolcu iken inişlerin tamamlanmasını beklemeden trenin hareket etmesi sonucu tren-peron arasındaki boşluğa düşerek iki ayağını kaybettiğini ileri sürerek, asıl ve birleşen davlarda toplam, 6.756.675.922 TL. iş göremezlik, 12.007.255.905 TL. yardımcı kişi tazminatı ve 10.000.000 TL. protez bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hareket halindeki trene atlayarak binmesi ve kapı basamağından giderken dengesini kaybederek düşmesi sonucunda yaralandığını, işletmeye yöneltilebilecek kusur bulunmadığını, istenen tazminatın da abartılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve ceza davası da alınan kusur raporu ile hesap bilirkişi raporuna göre, olayda davalı işletmenin %25 oranında kusurlu, davacının yaralanması ve %69.26 çalışma gücü kaybı nedeniyle isteyebileceği iş göremezlik tazminatının 6.756.675.922 TL. yardımcı kişi tazminatının ise 2.521.799.055 TL. olduğu, protez masrafının ve fazla istemin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yolcu olan davacının trenden düşmesi nedeniyle sakatlanması sonucu oluşan iş göremezlik ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflar karşılıklı olarak kusurun tamamının yekdiğerinde olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının %75, davalı işletmenin ise %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
BK.nun 53. maddesi gereğince kusur konusunda ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri konusunda dahi hukuk hakimini bağlamaz.
Bu durumda, mahkemece, somut olaya ilişkin olarak taraf delillerinin demiryolu ulaşımı konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile irdelenip tarafların kusur durumları belirlenip sonucuna göre karar vermek gerekir iken, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna itibar edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan kabul şekline göre de, asıl ve birleşen davalar kısmen kabul edilmesine rağmen, yargılama giderlerinin tümüyle davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmediğinden kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy