(6762 S. K. m. 551/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.05.2001 tarih ve 1999/884 - 2001/510 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.11.2001 günde davacı asil M.Şükrü T. ile davalı avukatı M.Zeki T. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı asil ile davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Limited Şirketteki ortaklığının, diğer ortakların tutumu nedeniyle çekilmez hale geldiğini ileri sürerek, ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, davalı şirket kayıtlarına, tanık anlatımlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirket ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkma konusunda özel bir hüküm bulunmadığı, davacının iddia ettiği hususların diğer ortaklarca kabul edilmediği gibi tanıklarca da doğrulanmadığı, TTK'nın 551. maddesinde belirtilen anlamda ortağın çıkmasını haklı kılıcı muhik sebebin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.
TTK'nın 551/2. maddesi hükmünce, haklı nedenlerle Limited Şirket ortaklığından ayrılma hakkı doğan ortak, diğer ortakların bu yöndeki iradeye uymaması halinde Şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini mahkemeden talep edebilir. Anılan yasa maddelerinde haklı nedenler sayılmadığı gibi, davalı şirket ana sözleşmesinde de bu husus düzenlenmediğinden, haklı nedenlerin varlığının yargıç tarafından değerlendirilerek saptanması gerekir.
Mahkemece, davacı tarafından istemi doğrultusunda diğer ortaklarca savunulduğunun aksine şirketin mali durumunun kötüleşmediği iddiasının yerinde olup olmadığının saptanması için davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme görevi verilen bilirkişiler kurulunca; şirketin mali durumu hakkında hiçbir irdeleme yapılmadan, sadece duruşmadaki tanık anlatımlarının yorumundan ibaret olan raporu ile yetinilmek suretiyle davacının ortaklıktan ayrılmasının şirketin mali durumu bakımından sakınca taşıyıp taşımadığının belirlenmemesi doğru olmadığı gibi, davacı ile diğer iki ortak arasında düzenlenen ve davacının ortaklıktan çıkmasının şartla kabul edildiği 11.06.1999 tarihli protokol üzerinde de durulmaksızın, yani bu protokol de öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy