(818 S. K. m. 110, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489)
Dava: Taraflar arasında görülen davada (Niğde Asliye İkinci Hukuk Mahkemesi)nce verilen 7.6.2001 tarih ve 2000/447 - 2001/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının dava dışı M. ve A. ile birlikte müşterek borçlu müteselsil kefil ve ayrıca garanti eden sıfatı ile imzaladıkları mavikart (kredili mevduat hesap sözleşmesi) gereğince kullanılan kredi nedeniyle 739.104.169-lira borçlu olduğunu, ihtara ve icra takibine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, bu miktarın 25.3.1997 tarihinden itibaren %40 faizi ve %5 BSMV ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, kredi borcuna işletilen faizin de yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya içeriği ve bilirkişi raporuna göre davanın 734.600.000-liraya 25.3.1997 tarihinden itibaren %140 faiz uygulanmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 500.000.000-lira limiti glektron mavikart kredili mevduat hesabı taahhütnamesi ve taahhütnameye ekli garanti şerhine dayanılarak açılmış alacak istemine ilişkindir. Davalı, taahhütnamenin altına garanti şerhi vermek suretiyle kart hamilinin doğmuş ve doğacak tüm borçlarını herhangi bir limit ile bağlı kalmaksızın garanti etmeyi taahhüt etmiştir. Mahkemece, kart hamilinin kredi kartı limiti olan 500.000.000-lirasını 18.10.1996 tarihinde kullandığından bu tarihten itibaren icra takip tarihine kadar bilirkişi sözleşmesi faizi ve KKDF ve BSMV ile birlikte toplam 734.600.000-liradan sorumluluğuna karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi her ne kadar garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmiş ise de, Dairemizce de benimsenmekte olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/19-534, 2001/583 sayılı kararında (Bkz. Yargıtay Kararları Dergisi, Aralık 2001 sayısı, Sh. 1807) dayanakları ile açıklandığı üzere, asıl sözleşmeye ek olarak verilen garanti şerhi BK.nun 110. maddesinde düzenlenen başkasının fiilini taahhüt-garanti sözleşmesi niteliğinde olmayıp, BK.nun 483 vd. müddelerinde düzenlenen kefalet sözleşmesi niteliğindedir. Bu niteliğin sonucu olarak davalının sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğu hesabın katedildiği tarihe kadar limit ile kendi temerrüdünün sonuçlarından ibarettir. Somut olayda hesap 24.3.1998 tarihinde katedilmiş olmasına rağmen, bankaca borçlu ve kefiller aleyhine 18.10.1997 tarihinde icra takibine girişilmiş olması nedeniyle bu tarihte temerrüdün oluştuğunun kabulü ile kredi limitine bu tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir iken, kredinin ilk kullanıldığı tarihten itibaren takip tarihine kadar faiz yürütülmesi suretiyle temerrütten önce limitin aşılması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy