(818 S. K. m. 49) (743 S. K. m. 24)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.3.2001 tarih ve 1999/1328-2001/406 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.12.2001 günde davalı avukatı T. Ö. gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 31.10.1999 tarihinde davalı şirketin tarifeli uçağında Adana'dan İstanbul'a seyahat için bilet alıp, kalkış saatinden 45 dakika önce havaalanında hazır oldukları halde kendilerine uçakta yer olmadığının bildirildiğini, davalının sorumsuz davranışı nedeniyle büyük üzüntü duyduklarını, müvekkillerinden Celal Aras'ın bir şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, seyahatin süresinde gerçekleşmemesi nedeniyle iş randevularına geç kaldığını bu nedenle zarara uğradığını, müvekkillerinin gereksiz yere hava alanında bekletildiğini ve seyahat özgürlüklerinin kısıtlandığını ileri sürerek, her bir müvekkil için 1 milyar lira manevi tazminatın tahsili ile karar örneğinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın davalının ihmalinden kaynaklanmadığını, dünyadaki tüm havacılık şirketlerinde yoğun olan sezonlarda fazla rezarvasyon yapılmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle davacıların yer yokluğu ile karşılaştıklarını, davacıların kişilik haklarına saldırı olmadığı ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, seyahat için diğer taşıma araçlarına göre daha pahalı olan uçak yolculuğunu tercih eden davacıların rezervasyon yaptırıp bilet almalarına karşın kararlaştırılan günde seyahate çıkarmamalarından dolayı üzüntü duymalarının ve bu nedenle kişilik haklarının zarara uğradığının BK.'nun 49 ve MK.'nun 24 ncü maddeleri kapsamında kabul edilmesi gerektiği, her bir davacı için 200 milyon lira takdir edildiği gerekçesiyle, her bir davacı için ayrı ayrı 200 miyon liranın davalıdan tahsiline, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 54.000.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 11.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy