(2675 S. K. m. 34)
Dava: Taraflar arasında görülen davada ( Denizli Asliye Birinci Hukuk Mahkemesi )nce verilen 21.12.2000 tarih ve 1999/40-2000/1791 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki. dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili bankadan 16.6.1987 günlü sözleşme ile kredi aldığını ancak kredi bakiyesi 134.270 SFR'yi ödemediğini, yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 134.270 İsviçre Frangının 18.11.1998 icra takip tarihinden itibaren yıllık %3 temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, öncelikle kredi sözleşmesinin yapıldığı İsviçre Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, müvekkillerinden Hüdai hakkında iflas kararının İsviçre Hukukuna göre alındığını, kefil olan Hamiyet'inde bu nedenle borçtan sorumlu olmadığını, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından her ne kadar İsviçre Yetkili Mahkemesi'nin Hüdayi hakkında iflas kararı vermiş ise de, kararın TC'de tanındığını ispatlayamadığı gibi iflasın mahalliliği ilkesi gereği TC'de uygulanmayacağı bu nedenle yetki itirazının reddine, davanın ise kısmen kabulü ile 49.471.93 SFR'nin 18.11.1998 icra takip tarihinden itibaren yıllık %3 faizi ile fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının, ayrıca takip tarihine kadar hesaplanan 73.878.08 SFR.faizin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Hüdayi'nin İsviçre'de davacı bankadan aldığı uyuşmazlık konusu kredi borcu ile ilgili olarak İsviçre Hukuku'na göre iflasına karar verildiğini, bu nedenle adı geçen ve ona kefil olan diğer davalı Hamiyet aleyhindeki davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, yabancı mahkeme iflas kararlarının "iflasın ülkeselliği ( mahalliliği )" ilkesi gereği Türkiye'de geçerli ve infaz edilebilir olması için bu kararlar ile ilgili Türk Mahkemeleri'nden verilmiş bir tenfiz kararı olması gerekir. Nitekim doktrinde de bu ilke benimsenmiş bulunmaktadır. ( Bkz. Yrd. Doç. Dr. Gülin Güneşsu Göngör, Milletlerarası Özel Hukukta İflas. Ankara, 1977. Sh. 178 vd., Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, İstanbul, 1977, Sh. 3907 vd. ) Görülmekte olan davada davalı Hüdayi için İsviçre Mahkemeleri'nden verilmiş olan iflas kararının, Türkiye'de tenfizine dair Türk Mahkemeleri'nden karar alındığına ilişkin bir iddia ve delil ileri sürülmediği gibi, diğer davalı Hamiyet bakımından ise, iflasın söz konusu edilmemesine göre, davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, bakiye 487.000.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.1.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy