(2004 S. K. m. 265, 266)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.5.2001 tarih ve 2001/85 - D.İş:2001/71 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil dinlenmeden yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve takdir edilen teminata karşı itirazları bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia ve toplanan kanıtlara dayanılarak muteriz vekilinin ihtiyati haciz kararına, kararın takibe konulduğu tarihten sonra itiraz ettiği, İİK. nun 266/son maddesi hükmü gereğince davaya bakmaya görevli yargı yerinin İcra Tetkik Mercii Hakimliği olduğu gerekçesiyle, itiraz dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın yetkili ve görevli Kocaeli İcra Tetkik Mercii Hakimliği'ne GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararının itiraz yolu ile kaldırılması istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 265. maddesine göre kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu, verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı kararı veren mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Bu durumda itirazın, ihtiyati tedbir kararının takibe konulduğu tarihten önce veya sonra yapılması arasında bir fark yoktur. İcra İflas Kanunu'nun 266. maddesinde ise borçlunun haczedilen malların kıymeti oranında teminat göstermesi halinde mahkeme veya İcra tetkik mercii tarafından ihtiyati haciz kararının kaldırılması düzenlenmiştir. Bu durumda mallar üzerindeki ihtiyati haciz tamamen kalkmakta ve onun yerine gösterilen teminat ihtiyaten haczedilmiş sayılmaktadır.
Mahkemece, borçlunun, gösterilen teminat karşılığında ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemi olmadığı halde olaya İcra İflas Kanunu'nun 265. maddesi yerine 266. maddesinin uygulanması ve itirazı incelemekle görevli olduğu halde yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy