(6762 S. K. m. 18, 12/11, 3) (2560 s. İSKİ. K. m. ek m. 5, ek m. 6) (3095 s. Faiz K. m. 2/2)
(YHGK. E : 1980/11-2721, K : 1983/823, 21.09.1983)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2000 tarih ve 2000/262-2000/676 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının su arızasının giderilmesi için yaptığı çalışma sırasında kazı kepçesi ile müvekkiline ait kablolara hasar verdiğini ileri sürerek, 495.901.016 lira hasar bedelinin 04.11.1999-01.01.2000 tarihleri arası % 80, 01.01.2000 tarihinden itibaren de TC. Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslara uyguladığı oranda faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusursuz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının olayda % 100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, 495.901.016-liranın 04.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK. nun 18 nci maddesinde, kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, Vilayet, Belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı Yasa'nın 12/11 nci maddesinde su, gaz ve elektrik dağıtma, telefon ve radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun'a ek 5 nci maddesinde, bu Kanun'un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmıştır. Ek 6 ncı maddesi ile de, 5363 sayılı Ankara Su Tesisatının Belediyelere Devri ve İşletilmesi Hakkındaki Kanun 23.11.1981 tarihinde yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Böylece ASKİ'de 2560 sayılı Kanun'a tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu tarihten sonra 2560 sayılı kuruluş Kanunu'na tabi olan ASKİ'nin "gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetlerini özel hukuk kuralları altında yapmakta olması itibariyle TTK.nun 18/1 nci maddesi anlamında tacir sayılacağını" 21.09.1983 gün ve 1980/11-2721 Esas, 1983/823 Karar sayılı kararı ile hüküm altına almış bulunmaktadır. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında davacı ve davalı tacir olup, TTK.nun 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve ayrıca 15.12.1999 gün ve 4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasa'nın 2/2.maddesinde; "arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avanslar için uygulanan faiz oranına göre istenebileceği" belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans faiz oranına hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy