(6762 S. K. m. 564, 669, 711, 730)
Hasımsız olarak açılan davada Manavgat Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.07.2001 tarih ve 2001/91-2001/201 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu üç adet çekin çalınmak suretiyle müvekkili tarafından zayii edildiğini, her ne kadar müvekkilinin ihbarı üzerine keşideciler tarafından TTK'nun 711/son maddesi uyarınca ödemeden men talimatı verilmiş ise de, TTK'nun 564. maddesi uyarınca müvekkilinin alacağına kavuşabilmesi için anılan çeklerle ilgili olarak iptal kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosyadaki kanıtlara nazaran, çek elinden rızası hilafına çıkan hamilin, yapmış olduğu uyarı sonucunda keşideci tarafından bankaya ödemeden men talimatı verildiği, artık davacının zarara uğrama ihtimali kalmadığı, dolayısıyla davada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, hamilinin elinden rızası olmadan hilafına çıkan çekler hakkında TTK'nun 730. maddesinin yollanmasıyla TTK'nun 669. vd. maddeleri uyarınca iptal kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, keşideciler tarafından muhatabın ödenmeden men'ine verilen dair verilen talimatın davacı hamilin haklarını korumada yeterli olduğu dayanak gösterilerek, davacının davada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nun 711/son maddesi uyarınca keşideciler tarafından muhatap bankalara verilen ödemeden men talimatları tedbir mahiyetindedir. Bu aşamadan sonra hamilin mahkemeden alacağı iptal kararı ile, çek ibraz etmeden dava bedelini borçludan isteyebilme, ya da yeni bir çek düzenlemesini talep hakkı doğacağından, böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü zorunlu iken, davaya başka bir mahiyet verilip, yazılı şekilde hüküm tesisi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy