(6762 S. K. m. 549, 551)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.4.2001 tarih ve 1993/86 - 2001/436 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile birlikte G. İnş. Ltd. Şti. kurduğunu, davalıların tutum ve davranışları nedeniyle müvekkilinin şirketten uzak tutulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan müvekkiline satılan dairenin eksik olarak teslim edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin şirketteki ortaklığının feshine, şirketteki sermaye ve kâr payı ile binadaki eksikliklerin giderilmesi için gerekli 100.000.000 TL. tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. Kumlalı vekili, ortaklığın feshinin istenemeyeceğini, ortaklıktan çıkma istenebileceğini, davacının satın aldığı dairenin parasını ödemediğini, öncelikle kendi üstüne düşen vecibeyi yerine getirmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, tarafların ortak olarak kurdukları şirkette sonradan anlaşmazlık çıktığı, ancak davacı tarafın ortaklıktan çıkma talebi yerine, ortaklığın feshini talep etmiş olduğu, ortaklığı içeren şirketinde resmen feshedilmiş bulunduğu, bunun yanında davacının satın aldığı dairenin bedelini ödememiş olduğu gerekçesiyle, ortaklığın feshine ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle reddine, tazminat istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının ortak olduğu limitet şirketten çıkma ve bunun neticesinde sermaye payının ödenmesi talebi ile şirketten satın aldığı ve eksik olarak teslim edilen dairedeki eksikliklerin bedelinin tahsilini istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının talebi ortağı olduğu limitet şirketin feshi istemi olarak yorumlanarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı gerek dava dilekçesinde ve gerekse yargılama sırasındaki beyanlarında açıkça ortağı olduğu limitet şirketten çıkmasına karar verilmesini istemiş bulunmakla talebinin yanlış yorumlanarak davanın ortaklığın feshi istemi olarak görülüp sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece davacının talebi ile bağlı kalınarak inceleme yapılmak ve davaya konu limitet şirketin dava dışında feshedilmiş olması ve bu fesih hakkında davacının iptal davası açmış olduğu bildirilmiş bulunmasına göre, o davanın neticesi bu davayı da ilgilendirir mahiyette bulunduğundan sonucunun beklenerek hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken eksik
İncelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bunun yanında davacının diğer talebi olan eksik iş bedelinin tahsili konusunda da yeterli inceleme ve araştırma bulunmamaktadır. Dosyada mevcut tapu kaydına göre dairenin dava tarihindeki maliki davacı olduğu gibi, taraflar arasında dairenin bedeli konusunda görülen dava neticesinde de davacının bu daireden dolayı borcunun bulunmadığı da belirlenmiştir. Davacının daireden dolayı borcunun bulunup bulunmadığı bu deliller de nazara alınıp belirlenmesi gerekirken dayanılan gerekçeler gösterilmeksizin soyut olarak davacının borcu bulunduğundan bahisle bu talebinde reddi doğru görülmemiştir. Mahkemece tarafların bu konudaki tüm delillerinin toplanıp tartışılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu konuda eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy