(1163 S. K. m. 16, 23, 55)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.6.2001 tarih ve 1999/1030-2001/551 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 5.2.2002 günde davacı avukatı Abdulkerim Güven geldi davalı avukatı tebligata rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 4.3.1995 tarihinde davalıdan 17 numaralı parseldeki bodrum katı kaba inşaat halindeyken satın alarak tamamladığını ve oturduğunu, şimdi ise, satışın geçersiz olduğunu iddia ederek davacının tahliyesinin istenildiğini, bodrum kat dairenin tapusunun alınacağı hususunda davacıyı ikna eden davalının hile ile satış yaptığını, olay nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ( 7.500.000.000 )lira maddi ve 1 milyar lira manevi tazminatın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının satın aldığı yerin projede sığınak olduğunu, sığınağın konut haline getirildiğini, geçerli bir satış bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davacıya satış yapılan yerin projeye göre kapıcı dairesi olup, başka amaç ile kullanılmasının mümkün olmadığı, kapıcı dairesini davacıya satmakla davalının olayda kusurlu olduğu gibi, davacının da gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadığı için eşit oranda müterafik kusurlu olduğu, bu kusur oranına göre taşınmaz rayiç değerinin yarısının tazminat olarak istenebileceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, ( 3.650.000.000 ) liranın dava tarihinden yürütülecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kooperatifçe tahsis edilen konutun geri alınması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, dava konusu yer, kooperatifin en üst karar organı olan genel kurul kararına dayalı olarak yönetim kurulunca davacıya tahsis edildiğine ve esasen, inşaatlar projeye uygun dahi inşa edilmediğine göre, olayda davacı kooperatif ortağına kusur izafe edilerek tazminattan indirim yapılması mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, davacıya konut olarak tahsis edilen ve davacı tarafından kaba inşaat halinde teslim alınarak, konut olarak oturulabilecek hale getirilen yerin dava tarihindeki gerçek değeri tespit edilerek elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur indirimi yapması doğru olmadığı gibi, davacının manevi tazminat isteği ile ilgili talebin ret nedeni gerekçede hiç tartışılmadan, fazlaya ilişkin talep kapsamında reddine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, yukarıda açıklanan bozma nedenlerine dayalı olarak davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, takdir edilen 250.000.000-lira vekillik ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine aşağıda yazılı bakiye 147.800.000-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 7.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy