(6762 S. K. m. 1279, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.05.2001 tarih ve 2000/798 2001/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarpması sonucu oluşan 491.077.126.-TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini, % 75 kusura isabet eden 368.307.845.-TL.nın tahsili için başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ZMSS poliçesinin, kaza tarihi olan 14.04.1999 günü saat 18:16'da düzenlendiğini, kazanın bu saatten önce meydana gelmiş olması halinde, kazanın teminata girmeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, takibin 360.000.000.-TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır.
Trafik kaza tespit tutanağı 14.04.1999 günü saat 17:30'da, ZMSS poliçesi aynı gün saat 18:16'da düzenlenmiştir.
Kaza saatinde, hasar veren aracın hukuki sorumluluğu henüz mümeyyiz davalı sigorta şirketince üstlenilmemiş olup, rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçe düzenletildiğinin kabulü gerektiğinden, TTK.nun 1279 ncu madde hükmüne göre sigorta sözleşmesi hükümsüzdür. Artık, davacının dava dışı işletene ve/veya sürücüsüne başvurması mümkün olup, davalının bu poliçe nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır.
O halde, davalı vekilinin bu yöne ilişen savunması kanıtlandığına göre, mahkemece, davanın reddine karar verilmek gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın kabulü doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy