(6762 S. K. m. 342, 556)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.04.2001 tarih ve 1996/182-2001/338 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.02.2002 günde davacı karşı davalı avukatı İlyas Zeybek geldi, davalı karşı davacı avukatı tebligata rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, inşaat işleri alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin üstlendiği Fethiye-Çameli yol yapım işleri sırasında ödemelerin devlet tarafından aksaması üzerine iş yapamaz duruma düştüğü, bu sırada şirketi tek başına yöneten davalının borçların ödenmesi ve işlerin tasfiyesinde yetkilendirildiğini, ancak, şirkete ait iş makinalarının gerçek satış bedellerinin defterlerine yansıtılmadığı gibi, bazılarının geç intikal ettirildiğini, bir kısım alacak ve tahsilatların zimmete geçirildiğini, davalının şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, 2 milyar liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin büyük gayret ve şahsi çabaları ile şirket borçlarını tasfiye ettiğini, en zor dönemde şirketi yalnız bırakan davacı şirketin diğer ortağının iyiniyetli olmadığının, müvekkilinin bir borcu veya zimmetinde para olmadığı gibi, alacaklı durumunda olduğunu belirterek, asıl davanın reddine, karşılık davada da, şimdilik 1 milyar liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya toplanan delillere bilirkişi raporlarına nazaran, davalı-karşılık davacının şirketi zarara uğrattığı, menfaat temin ettiği ve zimmetinde para olduğu hususlarının kanıtlanamadığı, karşılık davanın ise, takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile, asıl davanın reddine, karşılık davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı-karşılık davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olup, her ne kadar mahkemece, 15.05.2000 ve 20.12.2000 tarihli ek bilirkişi raporları hükme dayanak yapılarak, davalının bir kusur ve sorumluluğunun kanıtlamadığı gerekçesi ile dava ret edilmiş ise de, hükme dayanak yapılan ve sözü edilen bilirkişi raporları davalının tüm iddialar bakımından kusursuz ve sorumluluğunun bulunmadığı yönünde değil, aksine bazı zarar kalemleri yönünden sorumlu olduğu, yine bazı zarar kalemleri bakımından da, HGG firmasından alınan 3.750.000.000-lira meblağlı senetler gibi davalıdan açıklama istenilmesi, aksi halde sorumluluğun bulunduğu yönündedir.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporlarına uygun bir inceleme ve değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporlarına içeriğine uymayan mana verilerek, yazılı olduğu gibi hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 250.000.000-lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy