(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438) (818 S. K. m. 104)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 26.6.2001 tarih ve 2001/51-648 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, alacağın ve işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendi imkanlarıyla ve kullandığı kredi ile konutu yaptırdığını, ortada kooperatif diye bir şeyin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kooperatife üye olan davalının 28.6.1998 tarihli genel kurul toplantısı sonunda 96.000.000 lira aidat borcu olduğu, takip tarihine kadar hesaplanan gecikme faiziyle birlikte toplam borcun 235.200.000 lira olduğu gerekçesiyle, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 96.000.000 lira asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kooperatifin tasfiye halinde iken de genel kurulca belirlenen aidat alacağının tahsilini isteyebileceğinin tabii bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı 96.000.000 TL ana alacak ve 139.200.000 TL geçmiş günler faizi olmak üzere toplam 235.200.000 TL alacak üzerinden aylık %10 faiz talep ederek icra takibi başlatmıştır. Mahkemece itirazın iptali ile birlikte ana para ve faiz ayırımı yapmadan takibin devamına karar verilmekle, takip talebinde istenilen işlemiş faiz alacağına da yeniden faiz uygulanmasına yol açılacak şekilde hüküm verilmiş olmaktadır. Karar, bu yönüyle BK. nun 104/son maddesine aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 1.bendinde yer alan itirazın iptaline ve icranın devamına sözcüklerinden sonra gelmek üzere asıl alacak miktarı olan 96.000.000 TL.na takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına cümlesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy