(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1336, 1337)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.7.2001 tarih ve 2000/36-2001/382 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı M. Karahan'ın mevcut rahatsızlığını bilmesine rağmen davalı eşi H. Karahan tarafından sigorta poliçesinde bu durumun belirtilmediğini ileri sürerek, tedavi masrafı olarak ödenen 2.046.629.000-liranın tahsili amacıyla yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, poliçenin tanzimi sırasında M. Karahan'ın ciddi bir sağlık sorunu bulunmadığını, herhangi bir tedavi görmediğini, bilinmeyen hastalığın beyan edilmesi mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki bilgilere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, poliçe tanzimi sırasında sigortalının durumu gizlediği hususunun sübut bulmadığı, kasta dayalı bir gizlemenin varlığı bulunmadığı, ihbar yükümlülüğünün ihlal edildiği sonucuna varılamayacağı gerekçesiyle, davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hastalık sigorta poliçesi nedeniyle yapılan ödemenin istirdadına yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalı M. Karahan'ın hastane kayıtlarına, orada verdiği beyanlara ve doktorlar tarafından tutulan raporlara dayanarak davalının poliçe tanzimi sırasında mevcut olan rahatsızlığını gizlediğini ileri sürerek, buna ilişkin hastane kayıtlarını ibraz etmiştir. Hukukçu bilirkişi tarafından yapılan incelemede, davacının kötü niyetinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, hastane kayıtlarında konulan teşhisin ve davalının kullandığını söylediği ilacın önceye dayalı bir rahatsızlığın göstergesi olup olmadığı araştırılmamıştır.
O halde, mahkemece konunun uzmanı bilirkişi vasıtasıyla hastane kayıtlarının incelenerek, davalının poliçe tanzimi sırasında beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy