(2004 S. K. m. 63, 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karabük Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.7.2001 tarih ve 2001/88 - 2001/466 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif üyesi olduğunu, aidat borçlarını ödememesi nedeniyle icra takibine başlandığını, davalının takas def'inde bulunarak itiraz ettiğini, takasın yazılı olarak kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istenen miktarın likit olmadığını, fahiş olduğunu, müvekkilinin eşinin alacağından takas mahsup edilmesini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının takas iddiasını yazılı belgelerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif alacağı nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın, iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, istenen miktarın fahiş ve fazla olduğunu savunmuş, mahkemece ise davalının İ.İ.K.nun 63 ncü maddesine göre itiraz sebeplerini değiştiremeyeceği gerekçe gösterilerek gerçek borç miktarı incelenmemiştir.
İ.İ.K.nun 63 ncü maddesinde borçlunun aynı yasanın 62/4 ncü maddesindeki istisnalar dışında itiraz sebebini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm tetkik merciinden itirazın kaldırılmasının talep edilmesi halinde uygulama alanı bulacak olup, genel hükümlere dayalı olarak mahkemede görülecek olan itirazın iptali davalarında borçlu icra dairesine bildirmiş olduğu sebeplerle bağlı olmayıp, bütün savunma sebeplerini ileri sürebilir. O halde mahkemece davalının kooperatife olan gerçek borç miktarının tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy