(6762 S. K. m. 1268, 1301) (2918 S. K. m. 109/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.2.2001 tarih ve 2000/94-2001/113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı şirkete sigortalı otobüsün karıştığı trafik kazasında otobüs yolcularından Ersen Yıldız'ın vefat ettiğini, müvekkilinin kesinleşmiş mahkeme kararı sonrasında müteveffanın mirasçılarına 5.843.906.000 TL. ödediğini ileri sürerek, 613.500.000 TL.nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu trafik kazasının 10.11.1994 tarihinde meydana geldiğini, TTK. nun 1268 ve 2918 sayılı Yasa'nın 109/1. maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasının 10.11.1994 tarihinde meydana geldiği, işbu davanın ise 15.2.2000 tarihinde açıldığı, davacının davalı sigorta şirketine 2 yıllık süre içinde bir müracaatı veya davanın ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik zorunlu mali sorumluluk sigortalısı tarafından ödenen tazminatın, kendi akidi olan davalı trafik zorunlu mali sorumluluk sigortacısından rucüen tahsili istemine ilişkindir. Davacı araç maliki trafik kazasında vefat eden Ersan'ın mirasçılarına 16.5.1999 tarihinde tazminat ödemiştir. İşbu dava ise, 15.2.2000 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin son fıkrasındaki hükme göre, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Davacı sigortalı da, sorumluluğunu tam olarak yerine getirdiği tarihten itibaren iki yıl içinde işbu davayı açtığına göre, mahkemece davalı sigortacı vekilinin zamanaşımı def'inin reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davayı reddetmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy