(818 S. K. m. 19, 20) (6762 S. K. m. 137) (2499 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.11.2000 tarih ve 1998/1927-2000/837 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, halka açık bir A.Ş. olan ÇEAŞ'ın ana sözleşmesinin 4. maddesindeki maksat ve mevzuun dışına çıkılarak, beş adet çimento şirketinin hisselerini satın alarak, bu şirketlere iştirak ettiğini, TTK.un 137. maddesiyle ticaret şirketlerinin ehliyetinin şirket esas sözleşmesinde yazılı işletme mevzuu ile sınırlandırıldığını davalı ÇEAŞ'ın bu ehliyet dışı işleminin hükümsüz olduğunu, kaza 30.09.1994 tarihinde zararda bulunan şirketin net satış hasılatının %48'ine varan oranda iştirakte bulunarak, şirket sermayesinin azalması ve kaybına neden olduğunu, böylelikle şirket bünyesindeki tasarruf sahiplerinin zarar uğratıldığını, SPKK'nun 15. maddesine aykırı olan bu işlemin BK.nun 19. 20. maddeleri gereğince hükümsüz olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin faaliyet alanı dışında gerçekleştirdiğini iştirak işleminin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yapılan işlemin davalı ÇEAŞ anasözleşmesinin 4. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 95/7478E, 95/950 K. sayılı ilamı ile davalı ÇEAŞ vekilinin husumet yönündeki temyiz itirazının reddi ile davacı kurulun temyiz itirazlarının kabul gerekçesine göre esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilerek hükmün bozulması üzerine, mahkemece yapılan işlemin ana sözleşmenin 4(k) maddesine uygun olduğu ve eda davası açma olanağı varken tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın, davacı ve bir kısım davalılar vekillerince temyizi üzerine, karar Dairemizin 1997/9746E, 1998/502 K. sayılı ilamı ile, davalılar vekillerinin davacı kurulun sıfatına yönelik temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz nedenlerine göre ise, davalı ÇEAŞ ile hisselerini satın aldığı şirketlerin bilançoları ve mali durumları uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile incelenmeli, buna göre yapılan işlemin amacının ortaklık mı, yoksa iştirak mi olduğu tespit edilmeli, bunun sonucu olarak da, işlemin amaca uygunluğu incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gerekçesiyle davacı yararına bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yapılan işlemin yasaya ve ana sözleşmeye uygun bir işlem olduğu, şirketin eylemlerinin ortakları zarara uğratıcı bir nitelik taşımadığı, şirketin faaliyet alanı dışında gerçekleştirdiği iştirak işleminin hükümsüz olmadığı gerekçesiyle, yapılan iştirak işleminin hükümsüz olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, dairemizin 1997/9746 Esas, 1998/502 Karar sayılı ilamına uyulduğu halde, bozma gereğinin yerine getirildiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki; dairemiz bozma ilamında da vurgulandığı üzere, davalı ÇEAŞ ile hisselerini satın aldığı şirketlerin bilançoları ve mali durumları incelenerek, yapılan işlemin iştirak olup olmadığı saptanıp, bunun sonucu olarak işlemin amaca uygunluğunun belirlenmesi gerekirken, Yargıtay'ca denetim imkanı bulunmayan, herhangi bir kanıt içermeksizin, şirketin zarar etmediği ve işlemin ana sözleşmeye uygun olduğu yolunda görüş bildiren soyut nitelikteki bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi yanlış olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, bu hususta uzman bilirkişilerden yeniden seçilecek bir kurul aracılığı ile şirket ana sözleşmesi ve 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun hükümleri de göz önünde tutulmak ve davalı CEAŞ'ın diğer davalı şirketlere ait hisse senetlerini alması işleminin, şirket bilançoları ve mali durumları da incelenmek suretiyle, ortaklık veya iştirak işlemi olup olmadığı ve amaca uygunluğunun belirlenmesi, bu şekilde işlemlerin hükümsüz olup olmadığının tespiti gerekirken, noksan inceleme sonucu ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı Sermaye Piyasası Kurulu yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy