(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 1.3.2001 tarih ve 1999/67-2001/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.2.2002 günde davacı avukatı Yakup Gül geldi davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkillerinin murisi Alinin 12.2.1997 tarihinde vefat ettiğini, murisin bir kredi talep ve borcu olmadığı halde kullanılan kredi nedeniyle kendine tahsis edilen dairenin satıldığını, olayın davalı kooperatifin sorumluları olan diğer davalıların kusuru ile meydana geldiğini ileri sürerek, aynı nitelikte bir daire teslimini, mümkün olmadığı taktirde 6 milyar lira tazminatın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Nahit ve Kooperatif vekili, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacılar murisinin ihraç edildiğini, kredi borcu nedeniyle de tahsis edilen konutun satıldığını, süresinde ortaklığın devamı için ortaya çıkmayan davacıların böyle bir dava açamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, kooperatif ortağı ve davacıların miras bırakanı Alinin dava tarihinden önce ortaklıktan çıkarılmış olup, ihraç kararının iptali hususunda bir dava açılmadığı ve halen geçerli olduğu, bu nedenle, ilgiliye isabet eden daire veya bedelinin istemi ile ilgili böyle bir davanın dinlenemeyeceği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif ortağına tahsis edilen konutun davalıların kusuru neticesinde satılması nedeniyle benzeri bir konut verilmesi veya tazminine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece, davacıların miras bırakanı Ali hakkında verilmiş bir ihraç kararı olduğu ve bu ihraç kararı iptal ve dava edilmeden böyle bir davanın dinlenemeyeceği gerekçesi ile dava ret edilmiş ise de, davacıların miras bırakanı Alinin 12.2.1997 tarihinde vefat ettiği, ancak, söz konusu Ali hakkında verilen ihraç kararının 14.3.1998 tarihinde alındığı anlaşılmaktadır. Ölü şahıs hakkında alınmış böyle bir ihraç kararı yok hükmünde olduğu için bunun defi olarak her zaman ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, böyle bir davada mahkemece de resen dikkate alınmalıdır.
Bu durumda mahkemece, davacılar murisi Ali hakkında verilen ihraç kararının yok hükmünde olduğu dikkate alınarak davacıların istek ve iddiaları ile ilgili işin esasına girilmesi ve elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, taktir edilen 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy