(818 sayılı Kanun 1,18,19)
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.04.2002 tarih ve 2001/466-2002/411 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla (
.) gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 01.11.1999 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşmeyle davalıya ait işyerine müvekkilince ödenen aylık kira bedeli 7.500.USD' nin Şubat 2001 kriziyle döviz kurlarının beklenmedik oranlarda artması ile edimler arası dengeyi, uyarlama zorunluluğu doğuracak derecede müvekkili aleyhine bozduğunu ileri sürerek, kira parasının Şubat 2001 ayında ödenen 5.097.690.000.-lira olarak sabitlenmesi veya o meblağın döviz karşılığı 4.136.-USD olarak kararlaştırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşullarının bulunmadığını, davanın dayanaksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sözleşmeden sonra meydana gelen ekonomik kriz sonucu edimler dengesinin bozulduğu, davacı yönünden işlem temeli çökerek borcun ifasının güçleştiği ve aylık kira bedelinin 4250.-USD olarak uyarlanması gerektiği (dava tarihinden itibaren) gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kiracısı bulunduğu davalıya ait işyerinin döviz cinsinden kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkin olup kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde,edimler arasındaki dengenin, sözleşme kurulurken var olan koşulların sonradan beklenmedik olağanüstü değişikliklere uğraması ile taraflardan biri aleyhine katlanamayacak ölçüde bozulması halinde emprevizyon teorisi uyarınca, sözleşmeye bağlılık ile sözleşme adaleti ilkeleri arasında oluşacak çatışmanın yargıcın sözleşmeye müdahalesi ile giderilerek bozulan dengenin yeni koşullara uyarlanması istenebilir. Yargıç değinilen olguların gerçekleşmesi halinde ya sözleşme koşullarım uyarlayarak bozulmuş olan edimler arası dengeyi yeniden sağlayacak veya buna olanak kalmamışsa sözleşmeyi ortadan kaldıracaktır.
Taraflar arasındaki 01.11.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle kira süresi olan on yıl boyunca kira bedeli aylık (7500+KDV) USD olarak kararlaştırılmış ve ülkedeki enflasyon gerçeği ve daha önce yaşanan 1994 yılı ekonomik krizine karşın özel şartlarda oluşabilecek kur artışlarına ilişkin bir düzenleme öngörülmemiştir.
Davalı kiralayan vekili, Şubat 2001 ve izleyen aylarda döviz kurlarındaki ani artışlardan sonra stabil hale gelerek enflasyona göre değer düşüşü kaydettiğini savunmasına karşın, bu olgu irdelenmemiş, hangi ölçütü temel aldığı anlaşılmayan yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilmiştir.
Mahkemece, USD kurlarının hüküm tarihine kadarki seyri, sözleşmede kira parasının sabit olarak kararlaştırılmış olması, TEFE ve TÜFE verileri ile sözleşme koşullarına etkili olan tüm faktörler değerlendirilerek sözleşme koşullarındaki edimler dengesinin davacı kiracı aleyhine bozulup bozulmadığı konusunda para-finans, ekonomi ve işyeri kiraları konularında uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir kuruldan kapsamlı rapor alınması ve özellikle uyuşmazlığın tacirler arasında oluştuğu da dikkate alınarak, kur dalgalanması nedeniyle oluşan farkın ticari işler açısından beklenmeyen bir hal olup olmadığı ve doların dava tarihinden bu yana seyrettiği değer kaybı da bu kapsamda değerlendirilerek, sonucuna göre uyarlama isteminin yerinde olup olmadığı saptanarak karar yerilmesinde zorunluluk görüldüğünden, yazılı biçimde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 inci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy