(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.07.2002 tarih ve 2001/1464 - 2002/874 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın davalının evinin penceresinden düşen mermer parçasından dolayı zarar gördüğünü, hasar bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın yanlış yerde park ettiğini bu nedenle kusurlu olduğunu ve tazminat miktarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, araçta meydana gelen hasarın davalının binasından düşen yapı malzemesinden meydana geldiği, bina sahibinin sorumluğunun kusura bağlı sorumluluk olmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Buna göre davaya konu alacak haksız fiilden doğurduğundan tazminat niteliğinde olup belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden likit değildir. Likit olmayan alacaklar için icra - inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, takip tarihine kadar işlemiş faiz üzerinden takip tarihinden itibaren yeniden faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde hüküm kurulması da faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurduğundan B.K. 104/son maddesinde düzenlenen buyurucu hükme aykırılık teşkil etmekle kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, dediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy