(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 4. Hukuk Mahkemesince verilen 6.12.2001 tarih ve 1999/338-2001/1164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu araç ile taşındığı sırada (8.220.000.000) lira tutarında hasara uğradığını, hasar bedelinin sigorta ettirene ödenerek TTK. 1301.maddesi uyarınca onun haklarına halef olunduğunu ileri sürerek anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin mesuliyetinin poliçe limitleriyle sınırlı olması kaydıyla) müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçe teminat limitinin tamamının, davacı şirkete sigortalı araç malikine ödendiğinden müvekkilin sorumluluğunun kalmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı İhlas Sigorta A.Ş.nin, poliçe limitinin tamamının, araç hasarı nedeniyle ödediği ve sorumluluğunun kalmadığı, talep edilebilecek tazminat miktarının (7.100.586.777) lira olduğu gerekçesiyle davalı İhlas Sigorta A.Ş.ne yönelik davanın reddine, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılar Cuma Kaygısız ile Mehmet Sevinçten müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Ancak dava, TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca açılmış bulunan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketinden açıkça, poliçe teminat limiti olan (250.000.000) lira ile sınırlı olarak tazmin talebinde bulunulduğuna göre, davalı sigorta şirketi hakkında davanın reddine karar verilmesi halinde, davacının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13 ncü maddesi uyarınca bu meblağın %10'u olan (25.000.000) lira vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması hatalı ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını zorunlu kılmadığından hükmün HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün yedinci bendinin ikinci satırındaki 633.200.000 lira ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibare yerine 25.000.000 lira ibaresinin konulmasına, hükmün HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca, düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy