(818 S. K. m. 50)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.6.2002 tarih ve 2000/748-2002/314 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hasan U. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl dava dilekçesinde davalılardan Hasan'a ait ve diğer davalı Erol'un yönetimindeki kamyonla, diğer davalıların ilgilisi bulunduğu otobüsün çarpışması nedeniyle, müvekkillerinden Onur'un ciddi biçimde yaralandığını ileri sürerek, 1.500.000.000 TL. çalışma gücünün azalması, 1.500.000.000 TL. ekonomik geleceğin sarsılması, 200.000.000 TL. tedavi giderleri ve 800.000.000 TL. davacı babanın çocuğunun tedavisi ile uğraşması nedeniyle uğradığı iş ve güç kaybından doğan 800.000.000 TL. maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesinde ise müddeabihi 4.152.864.697 TL. artırarak maddi tazminat talebini 7.152.864.697 TL. ye çıkartmış, asıl davada istemiş olduğu tedavi gideri ve babanın iş güç kaybından doğan taleplerinden yargılama esnasında feragat etmiştir.
Davalı Hasan U. vekili, olayın 2918 sayılı Yasa'nın 109/1. maddesinde öngörülen iki yıllık süresinde açılmadığından bahisle zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacıların tüm zararının gerek kendi sigortacıları gerekse karşı araç sigortacılarınca karşılandığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar Hüseyin Ü. ve Adem Ş. vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, müvekkillerinin kazanın oluşumunda kusursuz olmaları nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davalı B. Sigorta A.Ş. vekili, poliçeye kayıtlarında rastlanmadığını belirterek, husumet yokluğundan davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, kazanın oluşumunda, davalı sürücü Erol'un %60 oranında kusurlu bulunduğu, sürücü Adem'in ise kusuruna rastlanmadığı, davacı Onur'un kaza nedeniyle uğradığı maluliyet zararının 7.152.864.697 TL. olduğu, davalı sürücü Erol ile araç maliki Hasan'ın kusurlarına denk gelen 4.291.708.018 TL. nin tazminin gerektiği gerekçesiyle, davalılar Hüseyin, Adem ve B. Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine diğer davalılar açısından davanın kısmen kabulü ile 4.291.708.018 TL. nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Hasan ve Erol'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalılardan Hasan U. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve 2918 sayılı Yasa'nın 109/2.maddesi uyarınca davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması nedeniyle, olayda uzamış ceza zamanaşımı süresi söz konusu olup, davanın da bu süre içerisinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında davacılar vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava kusur esasına dayalı olarak değil, müteselsil sorumluluk esasına dayalı olarak açıldığına göre, B.K'nun 50.maddesi uyarınca meydana gelen zararın tamamından davalılar Hasan ve Erol'un sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, hükmedilen tazminatın bu davalıların kusur oranları ile sınırlandırılması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yine, Avukatlık asgari Ücret tarifelerinin 4.maddesi uyarınca, müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davalarda, ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalılar Adem ve Hüseyin vekili yararına ayrı, B. Sigorta A.Ş. vekili yararına ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
4- Davalı Hasan U. vekilinin temyizine gelince, bu davalı vekilince davacıların bir miktar zararlarının sigorta şirketlerinden tahsil edildiğinin savunulmasına karşın bu savunma üzerine hiç durulmaksızın hüküm tesisi de hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle Hasan U. yararına bozulması gerekmiştir.
5- Öte yandan, davacılar vekili, yargılama aşamasında tedavi giderleri ile iş ve güçten kalma zararları karşılığı 1.000.000.000 TL'lik talebinden vazgeçtiği halde, bu bölüme ilişkin olarak, davalı Hasan U. vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu miktara denk gelen yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması gerekirken, bu hususun dahi dikkate alınmamış olması hatalı olmuş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, 4 ve 5 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Hasan U. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar ve davalı Hasan U. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 20.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy