(Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kemer - Antalya Mahkemesi'nce verilen 24.06.2002 tarih ve sayılı 2001/179 - 2002/313 kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalıya kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, aracın yolun çökmesi sonucu, çukura düşüp hasarlandığını, rizikonun davalıya ihbar edildiği halde, sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000 TL araç hasarı ve kötüniyetle sigorta bedelinin ödenmesinin geciktirilmesinden dolayı günlüğü 80.000.000 TL.den munzam zararın olay tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçe genel şartlar A.4.5 maddesi hükmü uyarınca sel ve su baskını ile meydana gelen zararların teminat harici olduğu, ancak talep edilmesi halinde ek teminat verilebileceğinin düzenlendiğini, davacının aracının da yolun sel sebebiyle göçmesi nedeniyle oluşan çukura düşerek hasarlandığını, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından dava konusu hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigortasından kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacıya ait iş makinasının riziko tarihini de kapsayacak şekilde davalı şirkete sigortalı olduğu ve sel ve su baskını ile meydana gelen zararları teminata alan ek bir sözleşmenin bulunmadığı yanlar arasında çekişmesizdir. Uyuşmazlığın halli ise, rizikonun sel ve su baskını neticesi meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. Dosya içerisinde bulunan davalı sigortanın acentasının 11.04.2001 tarihli yazısında da belirtildiği üzere, araç karayolunda hareket ettiği sırada yolun çökmesi neticesinde dereye yuvarlanarak hasarlanmıştır. Olayın anılan şekilde gerçekleştiği mahkemece hükme dayanak yapılan ve davalı tarafça da kabul edilen bilirkişi kurulu tarafından da benimsenmiştir.
Kasko sigortası poliçesi genel şartlarının teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan tehlikeler sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu belirlenmiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere teminat kapsamında olan rizikolar sınırlı olarak sayılmış olmayıp, (gibi) edatı kullanılmak suretiyle geniş yoruma müsait bir şekilde düzenlemiştir. Esasen bu düzenleme, bir çok riziko türünü kapsamına alan kasko sigortasının yapısına da uygun düşmektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, hasarı doğuran riziko doğrudan sel ve su baskını sonucu meydana gelmiş olmayıp, karayolundan hareket halinde bulunan aracın yolun çökmesine bağlı olarak dereye yuvarlanması neticesinde meydana geldiğinden, poliçe genel şartlarının A/1 maddesi uyarınca teminat kapsamındadır. Mahkemece anılan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy