(6762 S. K. m. 1281) (818 S. K. m. 104) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen10.04.2002 tarih ve 2001/640-2002/416 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı C. M. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı C. M.'a ait, müvekkili nezdinde trafik sigortalı aracın, diğer davalının alkollü kullanımı sonucu kaza yaptığını, kaza nedeniyle zarar görenlere 1.645.417.000 TL. tazminat ödendiğini, tahsili için icra inkar takibi yapıldığını, davalıların itirazıyla durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı C. M. vekili alacağa reeskont faizi uygulanamayacağını, inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Mustafa A. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa %40 oranında icra inkar tazminatı hükmolunmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı C. M. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalıya ait aracın neden olduğu kaza sonucunda 3 ncü şahsa ödenen tazminatın poliçe genel koşulları 4/d maddesi uyarınca sigorta ettirenden tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, aracın alkollü kullanıldığı, rücu koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, sigorta şirketin kendi sigortalısına geri dönerek ödediği tazminatı isteyebilmesi için kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kesin olarak saptanması gerekmektedir. Böyle bir durumun varlığını ispat yükü TTK'nun1281/2.maddesi hükmü gereği sigortacıya düşmektedir. Mahkemece, nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konularında uzman bilirkişilerin yer aldığı kurul tarafından, olayın salt alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı C. M. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davacı, kaza sonucu zarar gören 34
89 plakalı aracın hasarı ile yaralanan 3 ncü şahsın tedavi masraflarını tazmin ettiğini, 1.645.417.000 TL nın icra kanalıyla tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, istenilen miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de gerçek zararın tespiti yaptırılmamış, talep gibi karar verilmiştir. Mal sigortalarında rucüen istenilecek tazminat, sigortacının ödediği tazminat değil, gerçek zarar miktarıdır. Dolayısıyla gerçek zararın tespiti yaptırılmadan yazılı şekilde takibin devamına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Öte yandan, davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilirken BK'nun 104-son maddesine aykırı olarak faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4- Ayrıca, davacının istediği tazminatın baştan itibaren miktarının belli bulunmaması, yapılan yargılama sonucunda mahkemece takdir olunmasına bağlı bulunduğuna göre davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi de yanlış olmuştur.
5- Yine kabule göre, trafik sigortasına konu olan aracın özel oto bulunduğu, davalının da tacir olmadığının sabit olmasına göre yasal faiz oranı dikkate alınarak takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ticari faiz oranı üzerinden takibin devamına karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1, 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı C. M. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı C. M. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy