(6762 S. K. m. 117) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.06.2003 tarih ve 2001/253 - 2001/188 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.05.2003 günde davacı avukatı Turhan Bayraktaroğlu ile davalı avukatı Ali Dündar Çetin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mahkemenin 2001/253 Esas 2001/188 Karar sayılı ilamı gereğince davalının talebi üzerine müvekkiline ait gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesis edildiğini, ancak anılan davada müvekkillerine izafeten husumet yöneltilen Donmaz Gemi Acentalığı Ltd. Şti.nin müvekkilinin acentası olmadığını sadece tellal olarak hareket ederek başka bir tellal aracılığı ile donatan ile görüşüp davacının taşınması ile ilgili navlun sözleşmesinde rol aldığını, tellalın anılan davada da aynı yönde savunmada bulunduğunu, bu şekilde taraf teşkili yapılmadan kanuni rehin hakkı tesis edildiğini ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi ile kararın iptalini, tahkim sözleşmesi gereğince dilekçesinin yetki yönünden reddini, esas açısından da davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, yeniden yargılama istenilen davada gemi kaptanına tebligat çıkarıldığını ayrıca geminin İstanbul acentası Platin Denizcilik ve Meledi Gemi Acentalığı'na da dava tebligatı gönderildiğini, ancak kimsenin yargılamaya katılmadığını, davacı kaptanın, alacaklı sıfatıyla icra takibi yaparak geminin satışını istediğini, bu nedenle kaptanın donatan ile arasında muaraza bulunduğundan donatan adına iadei muhakeme isteyemeyeceğini, kaldı ki tedbir kararından davacı kaptanın 18.05.2001 tarihinde haberdar olduğunu, iadei muhakeme ile ilgili 1 ve 3 aylık sürenin bu tarih itibariyle dolduğunu, keza davacı kaptanın İzmit Liman Başkanlığı'na verdiği 13.12.2001 tarihli dilekçe ile geminin selameti ve personelin can güvenliğinin sağlanmasını, bu durumun müvekkiline de iletilmesini istediğini bu tarih itibarıyla da yargılamanın yenilenmesi süresinin dolduğunu savunarak talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre davanın T.T.K'un 117/3. maddesi gereğince taraflar arasında aracılık eden Donmaz Gemi Acentalığı'nın donatana izafeten husumet yöneltilerek görüldüğü bu nedenle yargılamanın yenilenmesi konuları oluşmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy