(2918 S. K. m. 85, 88, 91)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.04.2002 tarih ve 2001/1284 - 2002/361 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları araçların tam kusurları ile çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalılarına ödedikleri meblağın tahsili amacıyla yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. Sigorta Şirketi vekili, 06 E 4710 plakalı aracın trafik sigortacısı olduğunu, davacının müracaatı sonucu %75 kusura isabet eden 84.000.000.- TL. nin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı E. Sigorta Şirketi vekili, poliçe limiti ile gerçek hasardan sorumlu olduklarını savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından takibin 109.621.356.- TL asıl alacak, 93.269.504.- TL işleyen faiz üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden faiz yürütülmesine, H. Sigorta tarafından takipten sonra yapılan ödemenin borçtan mahsubuna karar verilmiştir.
Kararı, davalı H. Sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rucüen tazminat istemine ilişkindir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. madde ve fıkrasında, zorunlu mali sorumluluk sigortasının, motorlu araç işletenlerinin aynı Yasa'nın 85/1. madde ve fıkrasında belirtilen sorumluluklarını karşılamak üzere yaptırıldığı ve 88/1. maddesinde de zarar görene karşı birden fazla işleten sorumlu olduğu hallerde, bunlar hakkında teselsül hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Ne var ki, sigorta şirketi kendini sigorta ettirenin kusuru oranında limit miktarı ile sınırlı olarak zararı karşılamak durumundadır. Bu durumda, davacıların bilirkişi aracılığıyla tesbit edilen zarar miktarına göre, davalı sigorta şirketinin sigorta ettiği araç şoförünün kusuruna tekabül eden miktarın belirlenmesi ve bulunacak miktar sigorta poliçesindeki limit üzerinde olduğu takdirde limit miktarının hüküm altına alınması, şayet hesaplanacak miktar limitten az olursa, o miktara hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, davalı sigorta şirketinin sigorta ettiği araç sürücüsü Ahmet Ş.'in %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmasına göre, davacıların maddi zararlarından bu kusur oranına isabet eden miktar, davacı vekilinin son celse de beyan ettiği gibi, icra takibinden sonra 23.07.2001 tarihinde ödenmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının davalıya müracaat ettiği 04.04.2000 tarihine göre, ZMMS genel şartları uyarınca temerrüt tarihi olan 12.4.2000 ile davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme tarihi olan 23.07.2001 tarihi arasında işleyen temerrüt faizine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı H. Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy