(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.09.2002 tarih ve 2001/1405-2002/1039 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken istifa ile ortaklıktan ayrıldığını, ancak kooperatife yaptığı ödemelerin iade edilmediğini ileri sürerek, 2.869.045.000-liranın 18.12.2000 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 05.02.2000 yılı genel kurulunda ödemelerin 2 yıl sonra yapılmasına karar verildiğini, kooperatif ortaklarının 1/3'nünn ortaklıktan ayrıldığını ve kooperatifin acz durumuna düştüğünü, davanın erken açıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından kooperatifin davacının alacağını ödemede acz haline düşemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortaklığından çıkma nedeniyle yatırılan paranın iadesi istemine ilişkindir. 1163 sayılı Yasanın 17/2. maddesinin ilk cümlesi (...kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler ana sözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca 3 yılı aşmamak üzere geciktirilebilir...) hükmüne haiz bulunmaktadır. Davacı hakkında kooperatif tarafından verilen çıkma kararı 23.8.1999 tarihinde kesinleşmiştir. 1999 yılına ait genel kurul 5.2.2000 tarihinde yapılmış ve 7. maddesinde gerekçe gösterilmeksizin, ihraç edilen ortakların geri ödemelerinin iki yılsonunda ödenmesine karar verilmiştir. Davalı kooperatif, ortakların 1/3'nün ortaklıktan ayrıldığını ve kooperatifin aciz duruma düştüğünü savunmuştur.
Mahkemece, ayrılan ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği konusunda bilirkişi raporu alınmış ise de, alınan rapor yeterli değildir. Zira bilirkişi raporunda sadece, 5.2.2000 tarihinde yapılan genel kurula yönetim kurulunca hazırlanıp sunulan bilançodaki gider ve gelirlere ilişkin tablo incelenmiştir. Bu itibarla mahkemece, kooperatif defter ve belgeleri ile genel kurul kararları celbedilip bilirkişiye tevdi ile davacının çıkma tarihi itibariyle kooperatif ortaklığından ayrılan ortak sayısı, kooperatifin gelir ve gideri tespit edilmek suretiyle ayrılacak ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği belirlenip, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy