(6762 S. K. m. 21, 1301)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.10.2002 tarih ve 2002/138 - 2002/1121 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aracını davalıya ZMSS ve 3.şahıs mali mesuliyet sigorta poliçeleri ile ayrı ayrı sigorta ettirdiğini, bu aracın hasar verdiği dava dışı aracın kasko şirketinin, ZMSS limiti olan 500.000.000 lira'yı davalıdan tahsil ettikten sonra müvekkili aleyhine bakiye 465.500.000 lira'nın tahsili için açtığı dava sonunda 223.000.000 lira ile müvekkilinin sorumluluğuna hükmedildiğini, reeskont ve avans oranında temerrüt faizi ve yargılama giderleri dahil toplam 537.515.459 lira'nın davayı kazanan kasko şirketine ödendiğini, bu meblağın 3.şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında rücuen tahsili için 16.04.2001 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye rağmen davalının ödeme yapmaması üzerine bu meblağın bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faiziyle birlikte tahsili için başlatılan takibin, davalının 223.000.000 TL dışında kalan bölüm yönüyle yapılan itirazı üzerine kısmen durduğunu ileri sürerek, bu bölüme ilişkin itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, o davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, 223.000.000 lira dışında borçlarının bulunmadığını, takipten önce de müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, dolayısıyla işlemiş temerrüt faizi de istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 223.000.000 TL asıl alacak ile 43.856.666 lira işlemiş yasal faizden sorumlu olduğu, itirazın işlemiş faize yönelik olarak iptali gerektiği, diğer fazlaya ilişkin miktara yönelik itirazın haklı bulunduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile 43.856.666 lira üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı E....'nun, maliki olduğu aracını üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigorta eden davalı İ.... Sigorta A.Ş. aleyhine rücuen başlattığı takibe itirazın iptali davasıdır.
Takip, 537.515.459 lira asıl alacak ile 02.05.2001 tarihinden itibaren takip tarihine kadar yıllık % 70 üzerinden hesaplanan 127.510.000 lira işlemiş temerrüt faizi toplamının tahsili için başlatılmış, davalı - borçlu sigorta, 223.000.000 lira asıl alacak dışında kalan asıl ve işlemiş temerrüt faizi miktarına itiraz etmiş olup, bu kısmi itirazın iptali için işbu dava açılmıştır.
Davacının aracını, davalı sigorta, 500.000.000'er lira olarak hem ZMSS poliçesi ile hem de ÜŞMMS poliçesi ile ayrı ayrı sigorta etmiştir.
Davacı E....'nun, aracı tarafından hasara uğratılan aracın kasko şirketinin, ZMSS limiti olan 500.000.000 lirayı tahsil ettikten sonra, bakiye zararın tahsili için müteselsil sorumululardan biri olarak B.K'nun 142/1 nci maddesi uyarınca sadece E....'yu tercih ederek onun aleyhine açtığı kasko sigorta rücu davası sırasında, E...., İ.... Sigorta A.Ş.'ne davayı ihbar etmemiş olup, dava sonunda E...., 223.000.000 lira ile sorumlu tutulmuş ve karar kesinleşmiştir. E...., kesinleşen bu ilam uyarınca, kasko şirketine asıl alacak, temerrüt faizi ve yargılama giderleri olarak 20.02.2001 günü toplam 537.515.459 lira ödemiştir.
ÜŞMMS Poliçesi Genel Şartları'nın 7 nci, 8 nci ve 9 ncu madde hükümlerine göre sigorta ettiren E....'nun o davayı sigortacısına ihbar etmesi halinde, sigortacının o davayı takip etmek ve o davanın masraflarını ödemek zorunluluğu bulunmaktadır. O dava ihbar edilmediğine göre, sigortacının ÜŞMMS poliçesi kapsamında kalan 223.000.000 lira dışında, işbu davada sigorta ettireni E....'ya karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Zira, E...., o davadaki temerrüddünün ve bu nedenle artan sorumluluğunun sonuçlarına o davayı ihbar etmediği için katlanmak durumundadır. Bu itibarla davacı vekilinin aksi yöndeki temyiz itirazları isabetsizdir.
Davalının sorumlu olduğu, ancak itiraz etmediği 223.000.000 lira asıl alacak miktarına ilişkin itiraz ettiği işlemiş temerrüt faizinin başlangıcına, oranına ve miktarına gelince; Dairemiz uygulamasına göre, ÜŞMMS ilişkisi bakımından sigorta ettiren, 3 ncü kişiye yaptığı ödeme tarihinden itibaren, sigortacısından, temerrüt faizi isteme hakkını haizdir. Bu durumda, davacı E...., 3 kişi olan kasko şirketine 20.02.2001 tarihinde yaptığı ödeme tarihinden itibaren davalı sigortacısından temerrüt faizi isteme hakkını haiz olup 02.05.2001 tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi istemi ile bağlı ise de, davacıya, takipten önce rücu alacağı için keşide ettiği ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 16.04.2001 tarihine, ihtarnamede tanınan 20 günlük ödeme süresi eklenerek bulunan 06.05.2001 tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi miktarı hesaplamalıdır. Davacının aksi yöndeki temyiz itirazları isabetsizdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu tarihten itibaren hesaplama yapılmış ise de, yasal oranda hesap yapılması doğru olmamıştır. Zira, işbu davada tacir olan taraflar arasındaki ilişki, sözleşmeden kaynaklanmakta olup, T.T.K'nun 21 nci maddesi uyarınca, ticari iş niteliğindedir. Takip talebinde de % 70 oranında işlemiş temerrüt faizi hesap ve talep edilmiştir.
O halde, bu talep dikkate alınarak, ticari işlerdeki temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yaptırılarak tespit edilecek işlemiş temerrüt faizi miktarı üzerinden takibin devamına karar verilmek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı miktar üzerinden hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy