(1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.02.2002 gün ve 1997/1326 - 2002/66 sayılı kararı onayan Daire'nin 08.10.2002 gün ve 2002/5586 - 2002/8748 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, İtalya'nın Genova şehrinde bulunan B. A. SRL firması ile Pikle Deri satımı için anlaştıklarını emtianın İzmir'den İtalya'ya taşıma işini davalı B. Ltd.Şti.nin üstlendiğini, onunda bu taşımayı diğer davalı A. Denizcilik Nakliyat A.Ş.ye yaptırdığını, dört konteynerle yapılan taşıma sonucu teslimde, konteynerlerden birinde 211 çuval pikle derinin eksik olduğunun belirlendiğini, emtianın üçüncü davalı İsviçre Sigorta A.Ş.ye nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu ileri sürerek, zararları tutarı 126.060 USD.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. Denizcilik A.Ş. vekili, davacının gönderici olmadığından aktif dava ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin acente olduğu için kendisine doğrudan dava açılamayacağını, teslim edilen emtiada noksanlık olmayıp, usulünce tesbit ve ihtarın yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı B. Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili, davacının dava ikamesinde hukuki yararı bulunmadığını, yüklemeyi gönderenin yapıp, davalı A. A.Ş.ye teslim ettiğini, noksanlık konusunda ihtar ve beyan yapılmadığını, taşıyıcının A. A.Ş. olduğunu, zarardan sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, taşıyan emtianın mef'i ve hasarının alıcıya ait olduğunu, zararın sigorta kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, önce davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş vaki bozma kararı üzerinde bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonunda sorumluluğu bulunmadığı belirlenen davalılar hakkındaki dava esastan reddolunmuştur.
Davacı vekili tarafından yeniden temyiz olunan karar, Dairemizce tüm temyiz itirazları reddolunarak onanmıştır.
Davacı vekili eski iddialarını ve temyiz itirazlarını tekrarlayarak, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 16.090.000.-lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 86.700.000.-lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy