(818 S. K. m. 104) (1163 S. K. m. 38)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2001 tarih ve 2000/898-2001/746 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, ayrılma talebini 04.02.2000 tarihinde kabul eden yönetim kurulunun, müvekkili yerine aynı gün yeni üye kaydedildiğini, yeni üye kaydı nedeniyle ana sözleşmenin 15/2. maddesi gereğince ödediği aidatların müvekkiline hemen iadesi gerekirken, bu bedelin ihtarname sonunda ödenip, temerrüt faizinin ödenmediğini ileri sürerek, 04.02.2000 tarihinden ana paranın ödendiği 06.11.2000 tarihine kadar işlemiş toplam 720.000.000-lira temerrüt faiz alacağının, yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl alacağın ihtirazi kayıtsız alan davacının sonradan faiz isteyemeyeceğini, kooperatifin sermaye şirketi olmaması nedeniyle 1163 sayılı yasa'nın 38/son maddesi gereğince faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 01.03.2000 tarihli dilekçesi ile kooperatiften ayrıldığı, yerine başka bir kişinin kooperatife ortak olarak alındığı, davacıya bir miktar ödeme yapıldığı, ancak faizlerin ödenmediği gerekçesiyle, 632.000.000-liranın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı, 720.000.000 TL temerrüt faiz alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. BK.nun 104/son maddesi hükmüne göre, geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebi ile faiz yürütülmez. Açıklanan Yasa hükmü karşısında, borçlunun temerrüde düşmesi halinde, temerrüt faizine temerrüt faizi uygulanamayacağı kuralı, alacaklının borçlu aleyhine icraya veya mahkemeye başvurmasından sonra da geçerlidir. Mahkemece, bilirkişi raporunda yazılı 632.000.000 TL temerrüt faiz alacağının, dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece, Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi hükmüne aykırı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy