(1086 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 2.Hukuk Mahkemesince verilen 25.9.2001 tarih ve 2001/395-603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Balıkesir Şubesinden 23.11.2000 tarihinde 46.000 DM. tutarında konut kredisi aldığını, 19.2.2001 tarihinde döviz kurlarının serbest bırakılması üzerine döviz fiyatlarının aşırı yükseldiğini, davacı bakımından edimin katlanılamayacak bir hal aldığını ileri sürerek, aylık taksitlerin 504.000.000 lira olarak tespiti suretiyle, sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 18.maddesi gereğince İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak, davanın yetki ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 24.11.2000 tarihli sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir. HUMK. nun 10.maddesine göre yetkili mahkeme, mukavelenin icra olunacağı veyahut dava tarihinde davalının veya vekilinin orada bulunmak şartıyla akdin vuku bulduğu yer mahkemesidir. Taraflar arasındaki 24.11.2000 günlü kredi sözleşmesi, davalı bankanın Balıkesir şubesinde akdedilmiştir. Kredi borcuna ait taksitlerin ödeneceği yer de Balıkesir şubesidir. HUMK. nun 10.maddesi uyarınca dava, yetkili mahkemede açılmıştır. Kredi sözleşmesinin 18.maddesindeki yetki sözleşmesi ile İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılınması, HUMK. da belirtilen genel yetki kurallarını ortadan kaldırmaz. Yetki sözleşmesi, genel yetkili mahkemeler yanında, aslında yetkili olmayan bir mahkemenin taraflarca yetkili kılınmasına dair bir sözleşmedir. Mahkemece, HUMK. nun 10.maddesi uyarınca davanın yetkili mahkemede açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy