(818 S. K. m. 73/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesince verilen 18.9.2001 tarih ve 2000/293-2001/990 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 22 Ekim 1999 tarihli taşıma sözleşmesi gereği davalının ihraç ettiği sıvı yağ yükünü İzmir-Burgaza taşımayı üstlendiğini, deniz taşımasını gerçekleştirmek üzere 12 Kasım 1999 tarihinde M/V PALM. gemisinin nomine edilip hazır bekletilmesine rağmen, davalının yük alıcısı ile sorunları yüzünden sözleşmeden caydığını, 17.280 USD. pişmanlık navlunu ve 26.000 USD. sürestarya ücretinin ödenmediği gibi, girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gerek sözleşmedeki yetkiye ilişkin hüküm ve gerekse ifa mahalli itibariyle İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşıma sözleşmesinde İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığı, ayrıca, yabancı para alacağının BK. 73/1 anlamında para borcu olmayıp, borcun ifa yerinin 73/1 maddesine göre, belirlenemeyeceği, sözleşmenin ifa yerinin de İzmir olduğu, bu itibarla yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, talep halinde İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, toplam 43.280 USD. sürestarya ve pişmanlık navlunu alacağının fiili ödeme günündeki TL. kur karşılığının tahsili için girişilen icra takibine borçlu (davalının) itiraz etmesi üzerine, açılan bu davada, itirazın iptali ve anılan meblağın tahsili talep ve dava edilmiştir. Böyle bir talep ve dava karşısında, öncelikle mahkemenin davacı tarafa davasının alacak davası mı yoksa itirazın iptali davası mı olduğunu açıklattırması gerekirken bu yapılmamış ise de, yargılama sırasında ödeme emri iptal edildiğine göre, artık bu davanın alacak davası olarak sürdürülmesi zorunludur. Davacı taraf, neticede yabancı paranın fiili ödeme günündeki TL. kur karşılığını istediğine, Dairemizin yerleşmiş inançlarına göre de, navlun ve süresterya alacaklarının bir para alacağı olarak kabul edilmesi karşısında, BK.nun 73/1.maddesi gereğince alacaklının ikametgahında açılan böyle bir davanın mahkemece dinlenmesi ve işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy