(556 S. KHK. m. 5, 7) (Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.09.2001 tarih ve 2000/787-2001/738 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 98/15104, 15105, 15108 ve 15109 sayılı şekil marka başvurularının ayırt edici özelliği bulunmadığından 556 sayılı KHK.nin 7/1-a bendi uyarınca reddedildiğini, başvurularda yer alan şekillerin ayırt edici özellik taşıyıp, farklı ve özgün bir tasarıma sahip olduğunu, ayrı markaların menşe ülke Fransa'da yıllardan beri tescilli olduğu gibi, uluslar arası alanda da ayırt edici nitelikte görülerek tescilinin kabul edildiğini, Paris Sözleşmesi 6. madde 4. mükerrer hükmü uyarınca, davalının tescil başvurusunu reddedemeyeceğini ileri sürerek, davalı Enstitü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığı'nın 17.07.2000 tarih ve M-777, M-775, M-772 ve M-776 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescil başvurularında yer alan şekillerin marka olma özelliğine haiz olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, başvuruya konu olan şekillerin, içerisine parfüm konulan şişeler olup, şekillerin, kadın ve erkek vücudunu anımsatan pembe, lacivert ve gümüş renginde boyalı saydam ve yarı saydam, üst ve yanları genişletilmiş yassı konik, hologramlı ve ikisi üç boyutlu olduğu, bu nitelikleri itibarıyla renk ve şekil bileşiminden oluşan, kendine özgün bir yapısının bulunduğu, ülkemizde de yaygın olarak kullanıldığı ve müşterisi çevresi bayanlar tarafından iyi bilindiği, bu haliyle diğer başka teşebbüslerin şekillerinden ayırt edici nitelik taşıdığı, davacı markalarının Paris Sözleşmesi'nin taraflarından olan Fransa ve Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı'nda davacının istediği şekilde 1992 yılından beri tescilli olduğu, Türkiye'nin de taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 4.mükerrer 6.maddesinin ilk fıkrası uyarınca, 556 sayılı KHK.nın 5. ve 7/1-a maddesinin olayda uygulama alanı bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davalı T.P.E. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 17.07.2000 tarih M-777, M-775, M-772 ve M-776 sayılı kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 4.960.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 03.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy