(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 3. Hukuk Mahkemesince verilen 25.12.2001 tarih ve 2001/336-721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini, kooperatife yaptığı ödemelerin ise davacıya iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 2.200.000.000 liranın ödeme yapılan tarihlerden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödeme yapılması halinde kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşüp düşmeyeceği hususunda araştırma yapılması gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife 1999 Haziran ayında üye olduğu ve bu tarihten 2000 Nisan ayına kadar aidat ödediği, bu miktarın 2.100.000.000 lira olduğu gerekçesiyle, 2.100.000.000 liranın aidatların ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini ileri sürerek, yatırılan paranın istirdadını istemiştir. Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona eren ortaklar ile hesaplaşma süresi ve yükümlülükler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde düzenlenmiştir. Kooperatif ana sözleşmelerinde de bu konuda düzenlemeler bulunmaktadır. İhraç edilen ortağın alacağının ve muacceliyet tarihinin, belirtilen Yasa ve ana sözleşme hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalı kooperatif ana sözleşmesi celbedilerek, davacı hakkında verilen ihraç kararının kesinleştiği tarih ve davacının yerine ortak alınıp alınmadığı tespit edildikten sonra, Kooperatifler Kanununun 17 ve ana sözleşmenin ilgili hükmü dikkate alınarak, davacı alacağının muaccel olduğu tarih belirlenerek, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 3.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy