(556 S. KHK. m. 1, 7, 47, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2001 tarih ve 2001/155 - 2001/689 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.05.2002 günde davacı avukatı Mustafa Utkuseven ile davalı avukatı Aytekin Şener gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştır. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince MEDIA VISION markasının tescili istemi ile Türkiye'nin de taraf olduğu Madrid Protokolü çerçevesinde 9, 16, 35, 36, 37, 38 ve 42 nolu mal ve hizmetler için WIPO'ya ve davalı Enstitüye tescil başvurusunda bulunulduğunun, başvurusunun ve önceden tescilli Medya Vizyon markası ile benzerliğinden 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1/c maddesi anlamında vasıf bildirici özellik taşıdığı gerekçesiyle reddedildiğini, yeniden inceleme ve değerlendirme isteminin de kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının nitelik bildirmediğini, iki sözcükten oluşan yeni bir marka olduğunu ileri sürerek, 14.11.2000 tarih ve M-1573 nolu ret Enstitü kararı kaldırılarak markanın 16, 9'uncu sınıflarda da tescilinin kabulünü ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlar ile bilirkişi raporuna dayanılarak, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/c maddesi uyarınca bir ürün veya hizmetin türünü, çeşidini, niteliğini veya diğer karakteristik özelliğini belirten işaret ve isimlerin münhasıran veya esas unsur olarak marka tesciline konu edilemeyeceği, dava konusu markanın iki sözcükten oluştuğu, bunlardan Medianın araç, gazete, radyo, televizyon gibi yayın araçları anlamına gelmesinden dolayı (radyo, televizyon gibi) ürünler için marka olarak tescil edilemeyeceği, daha önce tescilli emsal gösterilen markalarda ise ön veya son eklerin markanın esas unsuru olması nedeniyle tescilinin mümkün olduğu, markalarda esas unsurun markayı diğerlerinden ayırt etmeye yarayan unsur olduğu, davacı markasında ise her iki bileşen sözcüğün de birbirinin esas unsuru olma özelliği taşımada gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Alman şirketinin Türkiye'nin de tarafı bulunduğu Madrid Protokolü çerçevesinde Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO)'ne bulunduğu tescil başvurusu çerçevesinde davalı kuruma yönelik 9, 16, 35, 36, 37 ve 38 nolu sınıflara giren mal ve hizmetlerle ilgili olarak MEDIA VISION markasının tescil isteminin reddi sonrasında bulunulan yeniden inceleme başvurusunun davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 14.11.2000 tarihli kararı ile 9 ncu sınıf ürünlerden (ses, görüntü veya veri kayıt, nakil, işleme ve üretim araçları, veri işleme makineleri) bakımından 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/c maddesi anlamında anılan markanın tescile konu malların niteliğini ve adını gösterdiği, 16 ncı sınıfta yer alan ürünlerden (basılı şeyler, basılı veya plastik kartlar) yönünden ise aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/b maddesi uyarınca daha önce (basılı yayınlar, gazete, dergi, broşür, risale, kitap, takvim ve katalog) ürünlerinde tescilli olan Medya Vizyon markasının varlığının tescile engel oluşturduğu gerekçesiyle verilen kısmi ret kararının iptali ile anılan ürünlerin tescilinin kabulü istemine ilişkindir.
Mahkemece, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/b ve 7/c bentlerinde belirtilen tescil engellerinin sayılan ürünler için bulunduğu yönündeki medeni hukuk öğretim üyesi bilirkişisince verilen rapor benimsenerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın dayandırıldığı bilirkişi raporu ise davayı sonuçlandırmaya yeterli ve kapsamlı değildir. Bu rapora yönelik olarak davacı vekilinin 19.11.2001 tarihli dilekçesinde belirtilen ciddi itirazlar üzerinde durularak, tescil başvurusunun İngilizce yapılması ve davalı kurumunun kısmi ret kararında da tescili reddedilen ürünlerin İngilizce olarak belirtilmiş olmasından dolayı İngiliz diline vakıf ve özel olarak Avrupa Birliği marka ve sınıflandırma konularında uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan Media ve Vision sözcüklerinin kaynaşmasıyla oluşan davacı markasının etimolojik ve semantik bakımından sözcük tamlaması biçiminde yeni bir anlam kazanıp kazanmadığı 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/c maddesi anlamında tescile konu mal ve hizmetlerin adını veya niteliğini doğrudan belirtme özelliği taşıyıp taşımadığı ve Türkiye'nin de taraf olduğu Nice Sözleşmesi ile oluşturulan markaların tescilinde kullanılabilecek mal hizmetlerin gösterildiği sınıflandırmada gözetilen ölçüt ve ilkeler dikkate alınarak, davacının başvurusuna konu edilen 16 ncı sınıftaki ürünlerden bir kısmının önceden tescilli Medya Vizyon markasının içerdiği mallarla özdeş olup olmadığının ve 9 ncu sınıfta yer alan adı geçen ürünler yönünden de davacı markasının ad ve nitelik belirtme özelliği bulunup bulunmadığının tespiti ile İngiliz Patent Bürosu'nun davacı markasını 9 ncu sınıfta tescil etmesinin bu dava bakımından anlamının ve etkisinin değerlendirilmesinin istenilmesi ve oluşacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümü gerekirken, davacı taraf itirazları karşılanmadan, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 250.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödendiği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy