(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Muğla Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 3.4.2001 tarih ve 1999/661-2001/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin kurucu üyesi iken ihraç edildiğini, kuruluşu aşamasında kooperatife alınan arsaların 1/100 hissesinin müvekkiline ait olduğunu ve o tarihte müvekkilinin sermaye payı olarak 190.000 lira ödemede bulunduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait 610.70 m2 lik arsa payının aynen iadesine olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kooperatifçe belirlenen arsa payı bedeli olan 3000 USD.nin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 1.500.000.000 liranın ve sermaye payı olarak yatırılan 190.000 liranın bu günkü değer üzerinden faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihraç kararı kesinleşen davacının Kooperatifler Kanununun 17.maddesi gereğince sadece bilançoya göre hesaplanacak sermaye payı ve mevduatını talep edebileceğini, arsa payının aynen iadesini isteyemeyeceğini savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihraç kararı kesinleşen davacının kooperatife yatırdığı paraları 1163 sayılı Kanununun 17.maddesi ve ana sözleşmenin 10.maddesine göre ödenmesini isteyebileceği, kooperatifin satın aldığı arsalardan davacının hissesine düşen payın aynen iadesi veya karşılığında tazminat ödenmesine ilişkin davacı isteğinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesi ve davacı tarafından yargılama sırasında verilen dilekçelerde davacı tarafından konulan ortaklık payı da istendiğinden mahkemece, bu konuda araştırma yapılarak gerektiğinde uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davalı kooperatifin satın almış olduğu arsalardan davacının hissesine düşen payın aynen iadesi veya karşılığında tazminat ödenmesine ilişkin davacı isteğinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy