(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.11.2001 tarih ve 2000/422-2001/917 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil ile davalı arasında, üretilen televizyon yayınlarının Kablo TV dağıtım şebekesi üzerinden abonelere ulaştırılmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalının, tarifelerle belirlenen ücreti ödemediğini, bu nedenle sözleşmenin 4.11.1996 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek, fesih tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte (1.610.000.000) TL. alacağın ve (1.227.750.000) TL. gecikme cezasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başlangıçta belirlenen aylık ücretin tek taraflı olarak artırıldığını, reeskont faizi talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının ücret ödemediği, bu nedenle sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle asıl alacak (1.310.000.000) TL. gecikme cezası (1.047.750.000) TL. olmak üzere toplam (2.357.750.000) TL. nin asıl alacağa uygulanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 31.07.1996 tarihli faturadaki (300.000.000) TL. gecikme zammının, hat kira bedellerinin hesaplanması yapılırken dikkate alınmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde talep edilmesine, tüm bilirkişi raporlarında bu tarih esas alınarak hesaplama yapılmasına ve hüküm kurulurken bu talebin açıkça reddedilmesine rağmen, faizin başlangıç tarihinin, sözleşmenin feshedildiği 4.11.1996 tarihi olarak belirtilmemiş olması hatalı olup, bu yöne ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte olmadığından hükmün HUMK. 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 1 nolu bendin 2 nci satırındaki asıl alacak üzerine ibaresinden sonra 4.11.1996 tarihinden itibaren ibaresinin eklenmesine, hükmün HUMK.438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 95.000.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy